BİR OYUNCUMA NASİHAT
Korkuyoruz sevgili oyuncum… Çoğumuzun korktuğu irili ufaklı pek çok şey var. Kimisi bütün ömrümüz boyunca, değişmeden, dönüşmeden peşimizden ayrılmamaya kararlı, bazıları ise zaman zaman hayatlarımıza girmiş, aşılmış, dönüşmüş, terkedilmiş, kimileri ise yok sayılarak gündemimizden itilivermiş bir süreliğine.
Korku bize yabancı değil. Daha bebekken anne babamız yanımızda olmadığında, onları göremediğimizde kuşatıverir ruhumuzu feryat figan ağlarız, çok değil,biraz büyüyünce, ele ayağa gelir gelmez onların sevgisinden yoksun kalmak kavurur içimizi, yine ağlarız… Sonra dış dünya, içine doğduğumuz şiddet, cezalandırmanın ve ilgisizliğin bin türü, kendimizi ifade etmenin hayal kırıklıkları, paramparça edilmiş özgüvenlerimizin bahçelerinde yeşermeye başlar korkunun fidanları ki onlar hayatımız ilerledikçe gökyüzümüzü kapatan kökleri birbirine dolanmış dev ağaçlara dönüşecektir.
Bir araya geldiğimizde, sohbetlerimizde fobik kimliklerimizi birbirimize anlatır hatta bunlarla eğleniriz de çoğu zaman. Herkesin ne çok anısı vardır, bitmek bilmez anlatılıp, gülünenler, şaşarız. Aslında diğerlerini güldüren, içimizden söküp atamadığımız saçmalıklarımızı onaylamaya çalışırız, onaylatmaya. Çünkü onların aşırılığının, anlamsızlığının ve mutlakiyetlerinin farkındayızdır, farkında ve çaresizizdir. Hakkında konuşurken işler yolundadır ne ki onlarla karşılaşmamak için hayatın çoğu alanından ya arkaya bakmadan kaçmış ya da binbir kaygı ve sıkıntıyla katlanmak zorunda kalmışızdır.
Fobi’yi şöyle açıklıyorlar; “… egonun kişiyi korumak amacıyla yer değiştirme olarak adlandırılan savunma mekanizmasıyla hissettiği bir tehlike dürtüsünü, bu dürtü ile az çok benzerliği olan dışarıdaki bir objeye yansıtarak çözmeye çalışması fobileri oluşturur. Kaçınma, huzursuz beklenti ya da korkulan durumlarda sıkıntı duyma halleri, kişinin olağan günlük işlerini, mesleki (ya da eğitimle ilgili) işlevselliğini, toplumsal etkinliklerini veya ilişkilerini bozar ya da belirgin bir sıkıntıya yol açar. … Bilmediğimiz, bilinçaltımızın, o üstü yapraklarla kaplı bataklığın derinliklerinde bir şeydir esasında korkulan. Çocukluğumuzda saklıdır kaynağı. Küçükken ufacıkken anlam veremediğimiz için ya da başka bir nedenle bizi korkutan küçük bir şey yer değiştirir. Freud ‘un örneğinde, kişinin küçüklüğünde yaşadığı baba korkusunun at korkusu ile yer değiştirmesinin ona at fobisi kazandırdığı ifade edilir. Böcek korkusu, kedi köpek, ıvır zıvır korkusu hep başka bir şeye olan korkumuzun yer değiştirmiş, yansıtılmış halidir…. Fobiler korkuların ileri halleridir. Fobileri alelade korkulardan ayıran özellikler, korkuyla oluşan sıkıntı ve gerilimin belli bir nesne ya da duruma bağlı olması; korkunun boyutunun olayı tetikleyen korku objesi ya da duruma kıyasla orantısız ve abartılı bir düzeyde olması; kişinin kendi verdiği tepkisinin anlamsız ve aşırı olduğunun tümüyle farkında olması; o korku nesnesi ya da durum ile karşılaşmaktan ısrarla kaçınması ve eğer karşılaşırsa aşırı düzeyde çarpıntı, nefes alamama, terleme, sıcak basması, mide bulantısı hatta bayılma gibi durumlara yol açarak, kişinin hayatını kısıtlamasına sebep olmasıdır. Kişi o hale gelir ki, sokağa çıkamaz, ya da tek başına kalamaz, bazı yerlerden geçemez, bu durum kişinin yakın çevresindekileri de olumsuz etkileyerek, onların da durumun getirdiği sıkıntılı durumları yaşamasına sebep olur ve kişinin çevresi ile sorunlar yaşamasına, sosyal ya da mesleki işlevselliğinde bozulmalara yol açabilir. ”
Sevgili oyuncum, aşağıya parantez içi yazdığım saptanabilmiş korkudan pek çoğuna ben de sahibim. Pek çoğunu görür görmez tanıyıp adlandırabilirim ve pek çoğu da hayatıma girmek için henüz sıralarını bekliyor. Aralarından senin için iki korku seçip kalınlaştıracağım. Aslında iki tane seçtiğime bakma, çünkü bizim işimizde o iki başlık birbirinden ayrılamaz tek bir başlığa tekabül ediyor ve önemi seninle benim, seninle tüm diğerlerinin yolunu ayırmak üzere pusuya yatmış olması. Ve belki köklerine çoktandır doladın hayatını belki de kendi rutininde bir sıradan zafer daha kazanacak olan. Şimdi bak hayatlarımız nelerle dolu :
(Ablütofobi: Yıkanmaktan korkma Agirofobi: Caddelerden ya da caddelerde karşıdan karşıya geçmekten korkma. Agorafobi: Açık yerlerden ya da kalabalıktan korkma. Ailurofobi: Kedilerden korkma. Akluofobi: Karanlıktan korkma.Akrofobi: Yüksek yerlerden korkma.Akustikofobi: Belirli seslerden korkma.Algofobi: Acı çekmekten korkma.Amatofobi: Tozdan korkma.Amnezifobi: Hafızasını kaybetmekten korkma.Androfobi: Adamlardan korkma.Anemofobi: Fırtınadan korkma.Antlofobi: Selden korkma.Antropofobi: İnsanlardan korkma.Apifobi: Arılardan korkma.Arakibutirofobi: Yerfıstığı ezmesi yenilirken, damağa yapışmasından korkma.Araknofobi: Örümceklerden korkma.Aritmofobi: Sayılardan korkma.Asimetrifobi: Simetrik olmayan şeylerden korkma.Astenofobi: Güçsüz olmaktan korkma.Astrafobi: Şimşekten korkma.Ataksofobi: Düzensizlikten korkma.Atelofobi: Mükemmel olmamaktan ya da olamamaktan korkma.Aviofobi: Uçmaktan korkma.Ballistofobi: Silahtan ya da mermilerden korkma.Batofobi: Derinlik korkusu, yüksek binaların yanından geçmekten korkma.Batrakofobi: Kurbağa, semender gibi çift yaşayışlı (amfibyen) hayvanlardan korkma.Belonefobi: İğnelerden korkma.Bibliyofobi: Kitaplardan korkma.Bromidrosifobi: Vücut kokusundan korkma.Brontofobi: Gök gürültüsünden korkma.Dentofobi: Dişçiden korkma.Dermatopatofobi: Deri hastalıklarından korkma.Eisoptrofobi: Aynalardan korkma.Elektrofobi: Elektrikten korkma.Emetofobi: Kusmaktan korkma.Entomofobi: Böceklerden korkma.Epistaksiyofobi: Burun kanamasından korkma.Eritrofobi: Yüzünün kızarmasından korkma.Erotofobi: Cinsellikten korkma.Farmakofobi: İlaçlardan korkma.Fazmofobi: Hayaletlerden korkma.Febrifobi: Yüksek ateşten korkma.Filemafobi: Öpmekten ya da öpüşmekten korkma.Filofobi: Sevmekten, aşık olmaktan korkma.Fobofobi: Korkmaktan korkma.Fotofobi: Işıktan korkma.Gametofobi: Evlenmekten korkma.Gefirofobi: Köprülerden geçmekten korkma.Gerontofobi: Yaşlı insanlardan ya da yaşlanmaktan korkma.Glossofobi: Topluluk önünde konuşmaktan korkma.Haptofobi: Dokunulmaktan korkma.Harpaksofobi: Hırsızlardan ya da bir suçun kurbanı olmaktan korkma.Helyofobi: Güneş’ten korkma.Hematofobi: Kandan korkma.Herpetofobi: Sürüngenlerden korkma.Hidrofobi: Sudan, yüzmekten ya da boğulmaktan korkma.Higrofobi: Nemden ya da yağmurdan korkma.Hipegiyafobi: Sorumluluktan korkma.Hipnofobi: Uyumaktan korkma.Hipofobi: Atlardan korkma.Homiklofobi: Sisten korkma.Homofobi: Eşcinsellerden korkma.İhtiyofobi: Balıklardan korkma.Jinefobi: Kadınlardan korkma.Kakofobi: Çirkinlikten, çirkin şeylerden korkma.Kakorafiyafobi: Başarısız olmaktan korkma.Kanserofobi: Kanser olmaktan korkma.Kardiyofobi: Kalp hastalığından korkma.Karnofobi: Etten korkma.Katagelofobi: Dalga geçilmekten korkma.Kemofobi: Kimyasal maddelerden korkma.Keymafobi: Kıştan ve soğuktan korkma.Kimofobi: Dalgalardan korkma.Kinofobi: Köpeklerden korkma.Klimakofobi: Merdivenden düşmekten ya da merdivenlerden korkma.Klostrofobi: Kapalı yerlerden korkma.Koprofobi: Dışkı korkusundan korkma.Koulrofobi: Palyaçolardan korkma.Kremnofobi: Yüksek yamaçlardan ya da uçurumlardan korkma.Kriyofobi: Buzdan ya da donmaktan korkma.Kronomentrofobi: Saatlerden korkma.Ksantofobi: Sarı renkten korkma.Ksenofobi: Yabancılardan korkma.Ksilofobi: Tahta şeylerden ya da ormanlardan korkma.Limnofobi: Göllerden korkma.Litikafobi: Davalardan ve mahkemelerden korkma.Logofobi: Belirli kelimelerden korkma.Lökofobi: Beyaz renkten korkma.Manyofobi: Delirmekten korkma.Mastigofobi: Cezalandırılmaktan korkma.Mekanofobi: Makinelerden korkma.Melanofobi: Siyah renkten korkma.Mikrobiyofobi: Mikroplardan korkma.Mizofobi: Kirlilikten korkma.Monofobi: Yalnızlıktan korkma.Musofobi: Farelerden korkma.Nekrofobi: Cesetten korkma.Nelofobi: Camdan korkma.Niktofobi: Geceden korkma.Nozokomefobi: Hastanelerden korkma.Nüdofobi: Çıplaklıktan korkma.Obesofobi: Şişmanlamaktan korkma.Ofidiyofobi: Yılanlardan korkma.Okofobi: Taşıt araçlarından korkma.Osmofobi: Belirli kokulardan korkma.Pantofobi: Her şeyden korkma.Papirofobi: Kağıttan korkma.Paraskavedekatriafobi: Ayın 13′ü ve cuma olan günden korkma.Patofobi: Hasta olmaktan korkma.Pedofobi: Çocuklardan korkma.Peladofobi: Kel insanlardan ya da kelleşmekten korkma.Penyafobi: Fakirlikten korkma.Pirofobi: Ateşten korkma.Plakofobi: Mezar taşlarından korkma.Pogonofobi: Sakaldan ya da sakallı kişilerden korkma.Politikofobi: Politikacılardan korkma.Porfirofobi: Mor renkten korkma.Potamofobi: Irmaklardan ya da su akıntılarından korkma.Potofobi: Alkollü içeceklerden korkma.
Pteronofobi: Kuştüyünden korkma.Pupafobi: Kuklalardan korkma.Radyofobi: Radyasyondan, X ışınlarından korkma.Ranidafobi: Kurbağalardan korkma.Selenofobi: Ay’dan korkma.Siderofobi: Yıldızlardan korkma.Simetrofobi: Simetriden korkma.Skiofobi: Gölgelerden korkma. Sosyofobi: Toplumdan, genel olarak insanlardan korkma. Soteriofobi: Başkalarına muhtaç olmaktan korkma.Tafefobi: Diri diri gömülmekten korkma.Takofobi: Yüksek hızdan korkma.Talassofobi: Deniz ya da okyanus korkusuTanatofobi: Ölümden korkma.Teknofobi: Teknolojiden korkma.Teratofobi: Gebe kadınlarda, şekilsiz, çirkin bir çocuk doğurmaktan korkma.Termofobi: Isıdan korkma.Testofobi: Testlerden ya da sınavlardan korkma.Tokofobi: Gebe kalmaktan ya da çocuk doğurmaktan korkma.Tomofobi: Ameliyat olmaktan korkma.Toksifobi: Zehir korkusu. Topofobi: Belirli yerlerden, sahneden korkma. Travmatofobi: Yaralanmaktan korkma.Trikinofobi: Gıda zehirlenmesinden korkma.Triskaidekafobi: 13 sayısından korkma.Tripanofobi: Aşı ya da iğne olmaktan korkma.Trikopatofobi: Saç hastalıklarından korkma.Ürofobi: Sidikten korkma.Venereofobi: Zührevi hastalıklardan korkma.Venüstrafobi: Güzel kadınlardan korkma.Vermifobi: Solucanlardan korkma.Zelofobi: Kıskançlıktan korkma.Zoofobi: Hayvanlardan korkma. )
Bu kalın sosyal fobi…. Kalın, sevimsiz, en acıtıcı olanı… Diğerlerinden çok farklı, çünkü belirlenen belli durumlarda ortaya çıkmaz, ne zaman bir panik atağa yol açacağı kestirilemez dolayısıyla kaçacak, kaçınılacak hayatın konforlu alanlarına izin de vermez. Asansörden ve uçaktan korktuğunu biliyorum, üst katlara merdivenle çıkarak ya da uçağa binmeyerek muhtemel bir panik ataktan kollayabilirsin kendini ama sosyal fobide panik atak kaçınılmazdır.
İster bir tiyatro okulunun giriş sınavında, ister bir provada, ister kamera önünde ya da sahnede yaşanılan korku, elimizi, ayağımızı, dilimizi, aklımızı kitleyen korku hepimiz için aynıdır; başka insanlar beni yargılayacak, negatif değerlendirecek, yetersiz olacağım, aşağılanacağım, hayal kırıklığına uğrayacağım, herkes bana bakıyor, sürekli hata yapıyorum, rezil oldum. Biran önce bu insanların arasından uzaklaşmalı kendi yalnız güvenli ortamıma dönmeliyim, kimseyle tanışmak istemiyorum, kimseye kendimi tanıtmak için istek duymuyorum, aslında onlar beni hiç ilgilendirmiyor, göze batmamalıyım, daha az konuşmalı daha az hareket etmeliyim, dikkat çekmek istemiyorum, aklımdan geçenleri okuyorlar galiba, ne konuşuyorlar kendi aralarında, benden mi bahsediyorlar, alay mı ediyorlar, yüzüm kızarıyor sanırım, sesime hakim olamıyorum, ne kadar zavallı duruyorum tanrım, bu düşündüklerim aslında çok saçma peki neden engel olamıyorum, bunu yaşamak istemiyorum, bir mazeret bulup buradan uzaklaşmalıyım, ben zaten bu işi yapamıyorum vazgeçmek en iyisi, şimdi olsa bir iki kadeh beni kendime getirirdi aslında vs. vs…
Gösteri işinde pek az insan vardır ki bunları yaşamasın. Şundan eminim, sanatı seçen insanların çoğunun ruhunda bu girdapların en alası bulunur, ne kadar hazırlıksızdır benliklerimiz diğer insanlara, ne kadar yaralı, ne kadar ürkek. Ne garip, bizi sanat yapmak için coşturan da sanatı yapmaya engelimiz de aynı yaralı ruhlarımızdır. Kim kazanacak peki? Tüm hayatımızın, anılarımızın, biz doğmadan çizili kaderlerimizin bizi savurduğu karabasanlar mı? Bizim gibi olanlarla sanatın örsünde yeniden ve yeniden biçimlendirdiğimiz, aştığı yollarla diğerlerine de ilham edecek arzularımız mı?
Sanat kazansın sevgili oyuncum, insanlığın tüm kabuslarına, hurafelerine, edimsizliğine karşı koyacak tek gücün sanat olduğunu düşünüyorum. Işığının sönmesine izin verme, haydi sahneye…