Sertaç Ayvaz Eleştirisi
ÜÇ OYUN TAVSİYESİ
Bayram tatilini İstanbul’da geçirdik. Boş durmadık, bayramı sahnede oyunlarıyla kutlayan tiyatro emekçilerine katıldık, birkaç oyun izledik. Tiyatro sezonunun başladığı bu günlerde sizlere bir parça rehberlik yapalım, izlenimleri yazalım istedik. Eleştiri yazıları değil okuyacaklarınız… Değerlendirme ve tavsiye yazıları diyelim…Ve kişisel görüşlerim olduğundan köşemde yer vermek istediğimi de ekleyeyim. İyi seyirler.
BÜYÜYÜNCE NE OLACAKSIN ( Ç.O.)
İstanbul Şehir Tiyatroları bu sezon, çocuk ve genç tiyatrosu için önemli adımlar atıyor. Geçenlerde izlediğim bir genel provanın bu adımların niteliğini ortaya koyması anlamında önemli olduğunu düşünüyorum.
Turgut Denizer’ in yazıp yönettiği “Büyünce Ne Olacaksın?” adlı oyun, 11 Ekim 2008’den itibaren Üsküdar Kerem Yılmazer sahnesinde seyircisinin karşısına çıkacak.
Akılda kalıcı bir görsel malzemeyle sunulmuş, kısa ama çarpıcı sahnelerle bütünlüğü yakalamış bir oyun. Çocuğa, çocukluğu dolayısıyla yabancı / başkası gibi davranmayan onu birey olarak kabul eden bir anlayışın ürünü olan oyunu bence kaçırmayın. Her birimizin okul yıllarında kafa patlattığı yarına dair en önemli sorunun cevabını hem çocukların hem de velilerin sorgulaması için harika bir fırsat yakalayacak .
TESTOSTERON
Bir başka tavsiye de Oyun Atölyesi ekibinin sahnelediği Testosteron…Yedi başarılı erkek oyuncu, yönetmenleri Kemal Aydoğan yönetiminde, Andrzej Saramonowıcz’in ilginç metnini sahnede coşku içinde sahnelemekteler.Öyle böyle bir enerji değil sahnedeki…Gençler yarının tiyatrosunu nasıl sahiplendiklerini göstermek istercesine tüm mimik, jest, söz ve tüm oyunculuk yetileriyle sahnede var oluyorlar. Erkek dünyasının oldukça başarılı aktarıldığı metin bu sebeple erkeklere ayna tutmayı, karşı cinsin mekanizmasını merak eden kadınları aydınlatmayı da başarıyor.Oyunun müzikleri Tolga Çebi’ye ait.
Bu oyunun 18 yaş üstü izleyiciye uygun olduğunu da anımsatalım.
İSTANBUL EFENDİSİ
Müsahipzade Celal Sahnesi’n bir Müsahipzade Celal oyunuyla açıldı. Rejisörlük alanında yükselen grafiğiyle Engin Alkan ve ekibinin performansı dikkat çekici. Alkan özellikle toplu sahnelerin yönetimiyle ve cin fikirleriyle oyunu izlenir kılmayı başaran en önemli unsur olmuş. İzlenir diyorum çünkü oyunun dilini güncellemeyi tercih etmemiş ve kısaltmalar konusunda tutumlu davranmış. Bunlar, iki buçuk saati aşan oyunun seyrini zorlaştırsa da koltukların oyun sonuna dek doluluğunu sağlamak projenin bu metniyle gerçekten başarı.
Oyun sonunda , oyuncuların resimlerinin bulunduğu pano önünde bir yığılma yaşandı.Yüksek ihtimalle siz de aynı duyguyla resimler önünde kalabalık oluşturacak, o oyuncunun ismini öğrenmeye çalışacaksınız.Ben söyleyeyim.O genç oyuncunun adı Çağlar Çorumlu! Oyun, gösterime yeni girmiş olsa da hemen kendi yıldızını yaratıvermiş. İstanbul Efendisi, genç oyuncularla, tecrübesine şapka çıkartılacak ustaların kaynaşmasına da olanak vermiş. Hepimizin aşina olduğu şarkıların, türkülerin yorumlanışının farklılığını da dile getirmeli
İstanbul Efendisi, zamanla daha da oturacak ve tadına tat katacak. Fırsatını bulup izlemelisiniz.
Sertaç Ayvaz / 5 Ekim 2008 / www.herkesetiyatro.com


