<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>PROVA NOTLARI &#187; Bernarda Alba&#8217;nın Evi</title>
	<atom:link href="http://www.enginalkan.com/weblog/category/tiyatro-calismalari/bernarda-albanin-evi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.enginalkan.com/weblog</link>
	<description>Engin Alkan Blog Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 11 Jun 2010 11:45:55 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>BERNARDA ALBA&#8217; NIN EVİ YENİDEN..</title>
		<link>http://www.enginalkan.com/weblog/bernarda-alba-nin-evi-yeniden.html</link>
		<comments>http://www.enginalkan.com/weblog/bernarda-alba-nin-evi-yeniden.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2008 16:05:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Engin Alkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bernarda Alba'nın Evi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginalkan.com/weblog/?p=166</guid>
		<description><![CDATA[
&#160;
BEKLENMEDİK &#214;L&#220;M&#220;YLE DERİNDEN SARSILDIK.  

AY&#199;A&#8217; MIZA İTHAF ETTİĞİMİZ BERNARDA ALBA&#8217; NIN EVİ İLE 
YENİDEN SEYİRCİ &#214;N&#220;NDEYİZ.     
ithaf
&#160;
&#160;ne şu boğalar, ne şu incirler tanırlar artık seni
&#160;ne atlar, ne evinin karıncaları,
&#160;ne şu &#231;ocuk, ne şu akşam
&#160;&#231;&#252;nk&#252; her şey senin i&#231;in bitti artık.
&#160;
&#160;tanımazlar artık taşlar da seni
&#160;ne v&#252;cudunu saran şu siyah saten,
&#160;sessiz hatıranı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://www.enginalkan.com/weblog/wp-content/uploads/image/AYCA.JPG" style="width: 417px; height: 553px;" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: large;">BEKLENMEDİK &Ouml;L&Uuml;M&Uuml;YLE DERİNDEN SARSILDIK.  <br />
</span></p>
<p><span style="font-size: large;">AY&Ccedil;A&#8217; MIZA İTHAF ETTİĞİMİZ BERNARDA ALBA&#8217; NIN EVİ İLE </span></p>
<p><span style="font-size: large;">YENİDEN SEYİRCİ &Ouml;N&Uuml;NDEYİZ.  <!-- {122711367875513}   -->  <span style="font-family: &quot;Courier New&quot;;"> </span></span></p>
<p>ithaf<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;ne şu boğalar, ne şu incirler tanırlar artık seni<br />
&nbsp;ne atlar, ne evinin karıncaları,<br />
&nbsp;ne şu &ccedil;ocuk, ne şu akşam<br />
&nbsp;&ccedil;&uuml;nk&uuml; her şey senin i&ccedil;in bitti artık.<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;tanımazlar artık taşlar da seni<br />
&nbsp;ne v&uuml;cudunu saran şu siyah saten,<br />
&nbsp;sessiz hatıranı tanımazlar<br />
&nbsp;&ccedil;&uuml;nk&uuml; her şey senin i&ccedil;in bitti artık.<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;sonbahar gelmeye yine gelecek şarkılarla<br />
&nbsp;salkım salkım bulutlarla boy g&ouml;sterecek yine<br />
&nbsp;ama hatırlamayacaklar seni<br />
&nbsp;&ccedil;&uuml;nk&uuml; her şey senin i&ccedil;in bitti artık.<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;&ccedil;&uuml;nk&uuml; her şey senin i&ccedil;in bitti artık.<br />
&nbsp;b&uuml;t&uuml;n bu d&uuml;nyadan g&ouml;&ccedil;enler gibi<br />
&nbsp;unutulan b&uuml;t&uuml;n &ouml;l&uuml;ler gibi<br />
&nbsp;sen de unutulup gideceksin.<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;ama benim şiirlerimde yine de<br />
&nbsp;her şeyinle yaşamaya devam edeceksin.<br />
&nbsp;hayata bağlılığını, b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;n&uuml;, y&uuml;celiğini<br />
&nbsp;ancak benim mısralarım duyuracaklar.<br />
&nbsp;<br />
FEDERICO GARCIA LORCA</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginalkan.com/weblog/bernarda-alba-nin-evi-yeniden.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YALÇIN DOĞAN ELEŞTİRİSİ</title>
		<link>http://www.enginalkan.com/weblog/yalcin-dogan-elestirisi.html</link>
		<comments>http://www.enginalkan.com/weblog/yalcin-dogan-elestirisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Mar 2008 00:59:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Engin Alkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bernarda Alba'nın Evi]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiriler ve Görüşler]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun Eleştirileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginalkan.com/weblog/yalcin-dogan-elestirisi.html</guid>
		<description><![CDATA[&#160;
&#160;

Yal&#231;ın DOĞAN
(H&#220;RRİYET )

Lorca&#8217;nın 70 yıl &#246;nce yazdığı dram T&#252;rkiye&#8217;nin bug&#252;nk&#252; trajedisi
Lorca&#8217;nın yetmiş yıl &#246;nce yazdığı Bernarda Alba&#8217;nın Evi oyunu T&#252;rkiye&#8217;nin bug&#252;nk&#252; trajedisini anlatıyor adeta.
&#220;rken toplum baskı altında boğucu bir &#231;aresizlik i&#231;inde. O &#231;aresizlik şimdi lav p&#252;sk&#252;rt&#252;yor, yanardağ patlıyor. Yanardağ patladığında, herkes altında kalıyor. Yasaklara karşı &#231;ıkarak, yeni yasaklar getirenler en başta.
- Bırakın ka&#231;sın.
- Hayır, &#246;ld&#252;rs&#252;nler.
- [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img width="70" height="102" align="left" alt="" src="http://www.enginalkan.com/weblog/wp-content/uploads/image/91b.jpg" /></p>
<p><b>Yal&ccedil;ın DOĞAN</b></p>
<p><b>(H&Uuml;RRİYET )</b></p>
<p><b><span style="font-size: large;"><br />
Lorca&rsquo;nın 70 yıl &ouml;nce yazdığı dram T&uuml;rkiye&rsquo;nin bug&uuml;nk&uuml; trajedisi</span></b></p>
<p>Lorca&rsquo;nın yetmiş yıl &ouml;nce yazdığı Bernarda Alba&rsquo;nın Evi oyunu T&uuml;rkiye&rsquo;nin bug&uuml;nk&uuml; trajedisini anlatıyor adeta.</p>
<p>&Uuml;rken toplum baskı altında boğucu bir &ccedil;aresizlik i&ccedil;inde. O &ccedil;aresizlik şimdi lav p&uuml;sk&uuml;rt&uuml;yor, yanardağ patlıyor. Yanardağ patladığında, herkes altında kalıyor. Yasaklara karşı &ccedil;ıkarak, yeni yasaklar getirenler en başta.</p>
<p>- Bırakın ka&ccedil;sın.</p>
<p>- Hayır, &ouml;ld&uuml;rs&uuml;nler.</p>
<p>- Bu kadar &ccedil;ok mu seviyorsun bu adamı?</p>
<p>- Hem de &ccedil;ok. G&ouml;zlerine baktık&ccedil;a, kanı ağır ağır i&ccedil;ime işliyor.</p>
<p>Saksılarda sardunyalar. Bir &ccedil;eşme, kırık d&ouml;k&uuml;k bir at arabası. Akdeniz g&uuml;neşiyle aydınlanan bir End&uuml;l&uuml;s evinin avlusu. Bernarda Alba&rsquo;nın Evi.</p>
<p>Eşinin &ouml;l&uuml;m&uuml; &uuml;zerine, Bernarda evde sekiz yıllık yas ilan ediyor. Evde yaşları yirmi ile kırk arasında değişen beş kızıyla birlikte yaşıyor. Sekiz yıl kızlar dışarıya adım atmayacak, pencereler kapalı kalacak, d&uuml;nyaya duvar &ouml;r&uuml;lecek.</p>
<p>Ev değil, hapishane. Boğucu bir baskı. &quot;Oturun evde oya işleyin.&quot; Kızlarıyla &ouml;v&uuml;n&uuml;yor, &quot;erkek eli değmedi onlara&quot;. Oysa, kızların arzusu tam tersi.</p>
<p>&Uuml;stelik, bu arada en yaşlı ve &ccedil;irkin kız, mirastan en b&uuml;y&uuml;k pay ona kalıyor, k&ouml;y&uuml;n en yakışıklı erkeği, 25 yaşındaki Pepe El Romano ile nişanlanıyor.</p>
<p>El Romano eve bir giriyor, fl&ouml;rt etmediği kız kalmıyor. En g&uuml;zel ve en k&uuml;&ccedil;&uuml;k kız Adela ile ise, duvarlar yıkılıyor, fl&ouml;rt ateşli aşka d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor. Hapishanede yasak aşk. Ablasının nişanlısıyla aşk saatleri.</p>
<p>Faşistlerin kurşunlarıyla can veren İspanyol şair ve yazar Federico Garcia Lorca&rsquo;nın &ouml;l&uuml;m&uuml;nden &ouml;nce yazdığı son eser, Bernarda Alba&rsquo;nın Evi&rsquo;ni ge&ccedil;enlerde İstanbul&rsquo;da, Kağıthane Sadabat Sahnesi&rsquo;nde izliyorum.</p>
<p><b>KUSURSUZ Y&Ouml;NETİM</b></p>
<p>Engin Alkan&rsquo;ın kusursuz y&ouml;netiminde Ay&ccedil;a Telırmak, Bernarda rol&uuml;nde, El&ccedil;in Altındağ, gen&ccedil; ve g&uuml;zel kız Angustias rol&uuml;nde ve diğer kızlar harika bir oyun sergiliyor. Dekor, kost&uuml;m, ışık, eserin T&uuml;rk&ccedil;esi eksiksiz.</p>
<p>Sevginin, hayata bağlılığın, gen&ccedil;liğin fışkırabileceği bir ev, Bernarda diktasında cehenneme d&ouml;n&uuml;yor. O cehennemde bir yasak aşk. Bernarda&rsquo;nın elinden eksik etmediği baston, katı yasalar yerine, acımasızlığın simgesi.</p>
<p>Ne var ki, aşk ne baston dinliyor, ne cehennem. En yasak duygu, &ccedil;&ouml;lde boy atıyor.</p>
<p>Koyduğu amansız yasağın &ccedil;iğnenmesiyle &ccedil;ılgına d&ouml;nen Bernarda&rsquo;nın g&ouml;z&uuml; hi&ccedil;bir şey g&ouml;rm&uuml;yor. Hatta, diğer kız kardeşler, onca kıskan&ccedil;lıklarına rağmen, en k&uuml;&ccedil;&uuml;klerinin ka&ccedil;masına ortam hazırlarken, Bernarda namusun ancak &ouml;l&uuml;mle temizleneceğine inanıyor. &Ccedil;ok &uuml;z&uuml;lse bile.</p>
<p>Angustias intihar ediyor.</p>
<p>Gitarı ve piyanosuyla besteler de yapan Lorca, ressam Salvador Dali ve film y&ouml;netmeni Luis Bunuel&rsquo;in yakın dostu, İspanyol edebiyatının d&uuml;nyaya armağan ettiği en b&uuml;y&uuml;k, en devrimci yazarlardan biri. Benim &ccedil;ok sevdiğim yazarlardan.</p>
<p>1936 yılında, İspanya İ&ccedil;savaşı sırasında faşistlerin onu kurşuna dizerek &ouml;ld&uuml;rmesi, Lorca&rsquo;yı daha da &ouml;l&uuml;ms&uuml;z kılıyor. Lorca, h&uuml;z&uuml;n ve direniş ve başkaldırıyla &ouml;zdeş.</p>
<p><b>BOĞUCU BİR &Ccedil;ARESİZLİK</b></p>
<p>T&uuml;rkiye&rsquo;nin boğucu g&uuml;nlerinde b&ouml;yle bir oyunu izlemek, yasaklarla bir yere varılmayacağını bir kez daha g&ouml;steriyor. Hele de, o baskıyı yaşamış ilk elden anlatılırsa.</p>
<p>Ancak, baskı iki taraflı. Bernarda&rsquo;nın baskısı bir yanda. &quot;Yasakları kaldırmak gerek&quot; diyenlerin baskısı &ouml;te yanda. &quot;Yasakları kaldıralım&quot; derken, sadece kendisi i&ccedil;in a&ccedil;ılan &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k pencereleri aslında başkalarına yeni yasaklar getiriyor.</p>
<p>&Uuml;rken toplum baskı altında boğucu bir &ccedil;aresizlik i&ccedil;inde. O &ccedil;aresizlik şimdi lav p&uuml;sk&uuml;rt&uuml;yor, yanardağ patlıyor.</p>
<p>Yanardağ patladığında, herkes altında kalıyor. Yasaklara karşı &ccedil;ıkarak, yeni yasaklar getirenler en başta. Masum bir aşka kapılan gen&ccedil; kız en &ouml;nce.</p>
<p>Angustias &ccedil;aresizle kıvranıyor, intiharı se&ccedil;iyor. Toplum g&ouml;z&uuml; &ouml;n&uuml;ndeki intiharla, aslında Bernarda&rsquo;nın dolaylı cinayetiyle, kendine yeni bir yol arıyor.</p>
<p>Lorca&rsquo;nın yetmiş yıl &ouml;nce yazdığı dram, T&uuml;rkiye&rsquo;nin bug&uuml;nk&uuml; trajedisi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginalkan.com/weblog/yalcin-dogan-elestirisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşam Kaya Eleştirisi</title>
		<link>http://www.enginalkan.com/weblog/yasam-kaya-elestirisi.html</link>
		<comments>http://www.enginalkan.com/weblog/yasam-kaya-elestirisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 Mar 2008 11:34:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Engin Alkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bernarda Alba'nın Evi]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiriler ve Görüşler]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun Eleştirileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginalkan.com/weblog/yasam-kaya-elestirisi.html</guid>
		<description><![CDATA[&#160;
&#160;
17 MART 2008
Faşist Franko&#8217; dan 
Bernarda Alba&#8217; nın Evine
&#34;Bernarda Alba&#8217; nın Evi&#34;
İstanbul Şehir Tiyatroları 

 İstanbul B&#252;y&#252;kşehir Belediye Tiyatrosu, son d&#246;nemde sahne yıkımları ve değişen y&#246;netim sistemi ile g&#252;ndemde. İstanbul kentinin en b&#252;y&#252;k tiyatro oluşumu, 2007/08 sezonunda oyunlarıyla değil ama maalesef oluşan kargaşa ile g&#252;ndeme geliyor. Bu kargaşayı &#231;ıkaran kişilerin ama&#231;ları hedefine ulaşıyor. İstanbul Şehir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"><b><span style="">17 MART 2008</span></b><span style=""></p>
<p></span><span color:="" sans-serif="" impact="" style="font-size: 10.5pt;">Faşist Franko&#8217; dan <br />
Bernarda Alba&#8217; nın Evine<br />
&quot;Bernarda Alba&#8217; nın Evi&quot;<br />
İstanbul Şehir Tiyatroları <br />
</span><span style=""></p>
<p></span><span color:="" serif="" tur="" roman="" new="" times="" style="font-size: 13.5pt;"> <b>İ</b></span><span style="">stanbul B&uuml;y&uuml;kşehir Belediye Tiyatrosu, son d&ouml;nemde sahne yıkımları ve değişen y&ouml;netim sistemi ile g&uuml;ndemde. İstanbul kentinin en b&uuml;y&uuml;k tiyatro oluşumu, 2007/08 sezonunda oyunlarıyla değil ama maalesef oluşan kargaşa ile g&uuml;ndeme geliyor. Bu kargaşayı &ccedil;ıkaran kişilerin ama&ccedil;ları hedefine ulaşıyor. İstanbul Şehir Tiyatrosu&#8217; nun sonu pek parlak g&ouml;r&uuml;nm&uuml;yor. Yanlış oyun se&ccedil;imleri, y&ouml;neten takımın s&uuml;rekli tiyatroya ket vurması oyuncuların da moralini bozmuş durumda. Sahnede oynanan oyunun i&ccedil;ine başka d&uuml;ş&uuml;nceler girince, olmuyor, oyunun mayası tutmuyor. &ldquo;Bernarda Alba&#8217; nın Evi&rdquo; bu durumdan az da olsa sıyrılmışa benziyor. </p>
<p><b>Y&ouml;neten ve Teknik Ekip</b><br />
</span><span color:="" serif="" tur="" roman="" new="" times="" style="font-size: 13.5pt;"> <b>O</b></span><span style="">yunu sahneye Engin Alkan koymuş. Y&ouml;neten anlamında iyi bir iş &ccedil;ıkarmış. Sahne grafiğini iyi tespit etmiş Sayın Alkan. Kadınlara y&ouml;nelik bağnazca d&uuml;ş&uuml;ncenin ne denli iğren&ccedil; olduğu konusuna dikkat &ccedil;ekmiş. G&uuml;n&uuml;m&uuml;z T&uuml;rkiye&#8217;sinin kadına olan yaklaşımını da sahneden g&ouml;stermiş. Oyuncu bayanların rol se&ccedil;imleri de &ccedil;ok doğru olmuş. Bedensel hareketlilikte bir takım sorunlar mevcut. Oyunun belli b&ouml;l&uuml;mlerinde giyilen gecelikler bayan oyuncuların oturup kalkmasını g&ouml;lgeliyor. Oyuncu, izleyenleri d&uuml;ş&uuml;nerek oyun i&ccedil;inde bir takım yavaş ve aksak hareketlerde bulunabiliyor. Doğal hareketlilik sahnede bir anda yok olabiliyor. Hale Toledo &ccedil;evirisine de yazacaklarım var. Oyunun diyalog b&ouml;l&uuml;mleri nedendir bilinmez şiir gibi konuşmalarla ge&ccedil;iyor. Tamam 1930&#8242; lu yılların kadınlara uyguladığı baskıcı despotizm ve trajik bir &ouml;yk&uuml; var ortada. Ama illa ki trajedi denilince neden &#8216;şiirsel&#8217; konuşmalar ortaya &ccedil;ıkar? &Ccedil;eviriyi yaparken diyalogların akıcılığına biraz daha dikkat etmek en mantıklı olanı&hellip; </p>
<p></span><span color:="" serif="" tur="" roman="" new="" times="" style="font-size: 13.5pt;"> <b>A</b></span><span style="">yhan Doğan, uyguladığı dekor ile muhteşem bir &ccedil;ıkarmış. Elbette bu dekoru ışıksız d&uuml;ş&uuml;nmemek lazım. Işıkla dekorun bu denli i&ccedil; i&ccedil;e girdiği bir g&ouml;steri izlemek izleyenleri de b&uuml;y&uuml;l&uuml;yor. Işıkta &Ouml;zcan &Ccedil;elik dekorla iyi birer ikili oluşturmuşlar. Bah&ccedil;e b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;n gece oluşan n&uuml;ansında her iki kişinin kıvrak zekasını izliyoruz. Kost&uuml;mde Nihal Kaplangı konuya uygun d&ouml;nem elbiseleri se&ccedil;miş. İyi g&uuml;zel de o geceliklerin halini hi&ccedil; mi hi&ccedil; beğenmedim. Beyaz, kefen gibi gecelikler herkesin &uuml;zerinde. Gen&ccedil; ve yaşlı olma bağımında gecelik &ccedil;eşitliliği oluşturulsa hi&ccedil;te fena olmazmış. </p>
<p><b>Oyunun Konusu </b><br />
</span><span color:="" serif="" tur="" roman="" new="" times="" style="font-size: 13.5pt;"> <b>İ</b></span><span style="">spanyol edebiyatının &ouml;nde gelen temsilcilerinden Federico Garcia Lorca&#8217;nın 72 yıl &ouml;nce yazdığı metin, ayrıca yazarın &ouml;ld&uuml;r&uuml;lmeden &ouml;nce yazdığı son oyunu olma &ouml;zelliğini taşımaktadır. Bernarda Alba&#8217; nın evinde cenaze t&ouml;reniyle başlayan oyunda; Despot Bernarda Alba (Ay&ccedil;a Telırmak), Akli Dengesi Yerinde Olmayan Annesi Maria Josefa (Bercis Fes&ccedil;i) ve değişik yaşlardaki beş kızıyla yaşadığı evde sekiz yıllık yas ilan eder. Bu zaman zarfında kendisi dahil kimseler evden dışarıya adım atamayacaktır. Pencereden dahi dışarıya bakmak yasaktır. Evde bulunan kızlar 8 sene boyunca erkeksiz ve bakire bir hayat ge&ccedil;ireceklerdir. </p>
<p></span><span color:="" serif="" tur="" roman="" new="" times="" style="font-size: 13.5pt;"> <b>F</b></span><span style="">akat evdeki kızlardan, 39 yaşındaki Angustias&#8217;a bir talip &ccedil;ıkar. Kasabanın yakışıklı erkeği 25 yaşındaki Pepe El Romano&#8217;nun yaşlı ve kalacak mirasla zengin olacak kişiyle nişan yapması, evdeki &ccedil;ıkmazları daha da karmaşık hale d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;r. Kardeşler arasında kıskan&ccedil;lık boy g&ouml;sterir. Pepe El Romano i&ccedil;in kız kardeşler birbirlerine d&uuml;şerler. </p>
<p></span><span color:="" serif="" tur="" roman="" new="" times="" style="font-size: 13.5pt;"> <b>Y</b></span><span style="">azar Lorca, İspanyolların en kanlı d&ouml;nemi olan Faşist Franko Rejimi&#8217; ni Bernarda Alba&#8217; nın &uuml;zerine y&uuml;kleyerek sahneye taşımış. Bernarda&#8217; nın kızlarına yaptığı despotizm d&ouml;nemin koyu Katolik baskıcı din hegemonyasını ve Franko&#8217; nun halkı yıldırma hamlelerini simgeliyor. Sevgili Engin Alkan&#8217;ı kutluyorum, bu denli bir konuyu sıraladığım durumları kotararak sahneye taşımış. </p>
<p><b>Oyuncular</b><br />
</span><span color:="" serif="" tur="" roman="" new="" times="" style="font-size: 13.5pt;"> <b>A</b></span><span style="">y&ccedil;a Telırmak, Bernarda Alba rol&uuml; ile karşımızda. &Ouml;ncelikle duruşu ile karakterine hayat veriyor. O despot anne tavırları daha sahnedeki duruşunda beliriyor Sayın Telırmak&#8217; ın. Anne rol&uuml; i&ccedil;in biraz &#8216;gen&ccedil;&#8217; g&ouml;r&uuml;nse de, tavırları ve davranışları ile rol&uuml;n&uuml; kurtarıyor. Bercis Fes&ccedil;i, Maria Josefa&#8217; nın ka&ccedil;ık ruh halini iyi incelemiş. Rol&uuml;n&uuml;n psikodinamik yapısını g&uuml;zel tespit etmiş. H&uuml;lya Arslan&#8217; nın &#8216;hizmet&ccedil;i&#8217; rol&uuml; &ccedil;ok m&uuml;him. 2 lokma yemeği yemek i&ccedil;in kendinden ge&ccedil;ercesine yemeğe saldırması, d&ouml;nemin sosyal sınıf sıkıntısını &ouml;n plana &ccedil;ıkarıyor. Sevil Akı, &Ouml;zlem T&uuml;rkad, Ayşen &Ccedil;etiner, El&ccedil;in Altındağ, Aslı Nimet Altaylar i&ccedil;in yazacaklarım hemen hemen aynı. Askeri baskıya, t&ouml;re baskısına ve aile i&ccedil;i şiddete maruz kalan kadınların b&uuml;t&uuml;n ruh halini sahneye taşıyorlar. Sadece şunu s&ouml;ylemek istiyorum; akşamın karanlığında evin bah&ccedil;e kısmında neden &uuml;zerlerini &ouml;rtme telaşına giriyorlar? </p>
<p></span><span color:="" serif="" tur="" roman="" new="" times="" style="font-size: 13.5pt;"> <b>E</b></span><span style="">ngin Alkan iyi bir iş &ccedil;ıkarmış. Fakat oyuncuların oyuna adaptasyon sorunları var. Bunu da İstanbul Şehir Tiyatrosu&#8217; nun son d&ouml;nemde yaşadığı kaosa bağlıyorum. &Ouml;nce Sevgili Engin&#8217; i sonra ekibin tamamını kutluyorum. Oyun Şehir Tiyatroları&#8217;nda devam ediyor. Bu sezon i&ccedil;inde mutlaka izlenmeli. İyi seyirler&hellip;</p>
<p><b><i>Dip Not</i></b><i> <br />
Marx&#8217; ın &#8216;yabancılaşma&#8217; teorisini mutlaka irdeleyin. İrdeleyin ki i&ccedil;inden ge&ccedil;tiğimiz d&ouml;nemin baskıcı, despot yapısını anlayın. Bir kez de olsa &#8216;kapitalist s&ouml;m&uuml;r&uuml;&#8217; n&uuml;n dışından bakın olaylara</i></span><span sans-serif="" tur="" arial="" style="font-size: 10pt;"><o:p></o:p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginalkan.com/weblog/yasam-kaya-elestirisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Bernarda Alba’nın Evi’ni kaçırmayın</title>
		<link>http://www.enginalkan.com/weblog/bernarda-alba%e2%80%99nin-evi%e2%80%99ni-kacirmayin.html</link>
		<comments>http://www.enginalkan.com/weblog/bernarda-alba%e2%80%99nin-evi%e2%80%99ni-kacirmayin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jan 2008 10:21:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bernarda Alba'nın Evi]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiriler ve Görüşler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginalkan.com/weblog/bernarda-alba%e2%80%99nin-evi%e2%80%99ni-kacirmayin.html</guid>
		<description><![CDATA[
İspanyol yazar Lorca&#8217;nın &#246;ld&#252;r&#252;lmeden &#246;nce yazdığı son oyunu &#8216;Bernarda Alba&#8217;nın Evi&#8217;, İstanbul Şehir Tiyatroları&#8217;nda sahneleniyor. Oyunda esnemez t&#246;reler, toplumsal ve dini baskılar irdeleniyor
26 Ocak 2008 Cumartesi

KRİTİK / Asu Maro Duvarlardaki saksılardan sakız sardunyalarının sarktığı, ışıklı, i&#231; a&#231;ıcı bir avlu&#8230; Akdeniz g&#252;neşiyle aydınlanan bir End&#252;l&#252;s evi. Bir &#231;eşme, kırık d&#246;k&#252;k bir at arabası var&#8230; &#214;nde de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img width="290" height="140" align="middle" alt="" src="http://www.enginalkan.com/weblog/wp-content/uploads/26114san1.jpg" /></p>
<p style="text-align: justify;"><b>İspanyol yazar Lorca&rsquo;nın &ouml;ld&uuml;r&uuml;lmeden &ouml;nce yazdığı son oyunu &#8216;Bernarda Alba&rsquo;nın Evi&rsquo;, İstanbul Şehir Tiyatroları&rsquo;nda sahneleniyor. Oyunda esnemez t&ouml;reler, toplumsal ve dini baskılar irdeleniyor</p>
<p>26 Ocak 2008 Cumartesi</b></p>
<p>
<b>KRİTİK / Asu Maro</b> Duvarlardaki saksılardan sakız sardunyalarının sarktığı, ışıklı, i&ccedil; a&ccedil;ıcı bir avlu&#8230; Akdeniz g&uuml;neşiyle aydınlanan bir End&uuml;l&uuml;s evi. Bir &ccedil;eşme, kırık d&ouml;k&uuml;k bir at arabası var&#8230; &Ouml;nde de upuzun beyaz sa&ccedil;lı, renkli tokalar, incik boncuklarla s&uuml;sl&uuml;, &ldquo;dilek ağacı&rdquo; gibi bir kadın&#8230; Maria Josefa. Oyunun &ldquo;meczubu&rdquo;, aynı zamanda dillendirilemeyen b&uuml;t&uuml;n gizli arzuların s&ouml;zc&uuml;s&uuml;.</p>
<p style="text-align: justify;">
Burası Bernarda Alba&rsquo;nın evi. İspanyol edebiyatının &ouml;nde gelen temsilcilerinden Federico Garcia Lorca&rsquo;nın 72 yıl &ouml;nce &ldquo;inşa ettiği&rdquo; bir ev: Esnemez t&ouml;relerin, toplumsal ve dini baskıların &ldquo;kale&rdquo;si. Lorca&rsquo;nın &ldquo;Kanlı D&uuml;ğ&uuml;n&rdquo; ve &ldquo;Yerma&rdquo;yla başlayan &uuml;nl&uuml; &ldquo;&uuml;&ccedil;leme&rdquo;sinin son halkası ve aynı zamanda faşistlerce &ouml;ld&uuml;r&uuml;lmeden kısa s&uuml;re &ouml;nce yazdığı son oyunu.</p>
<p>İstanbul Şehir Tiyatroları&rsquo;nda, yetenekli oyuncu ve y&ouml;netmen <b>Engin Alkan</b>&rsquo;ın rejisiyle sahneleniyor &ldquo;Bernarda Alba&rsquo;nın Evi.&rdquo; Lorca&rsquo;nın İspanyol k&ouml;yl&uuml; kadınlarının kıstırılmış, trajik yaşamlarını anlatmak &uuml;zere kurguladığı oyunun evrenselliği ve &ouml;l&uuml;ms&uuml;zl&uuml;ğ&uuml; i&ccedil; acıtıcı.</p>
<p><b>Despot abla, &ccedil;atlak anne</b><br />
Evden bir &ouml;l&uuml;n&uuml;n, ailenin tek erkeğinin cenazesinin &ccedil;ıktığı g&uuml;n başlıyor hikaye. Baskıcı ve despot Bernarda Alba (<b>Ay&ccedil;a Telırmak</b>), &ldquo;&ccedil;atlak&rdquo; annesi Maria Josefa (<b>Bercis Fes&ccedil;i</b>), yaşları 20 ile 40 arasında değişen beş kızı ve iki hizmet&ccedil;isiyle yaşadığı evde sekiz yıllık yas ilan ediyor. Bu s&uuml;re boyunca kimse evden &ccedil;ıkmayacak, pencereler, kapılar tuğlayla &ouml;r&uuml;lm&uuml;ş gibi davranılacak, dışarıdan i&ccedil;eri hava sızmayacak. &ldquo;Oturun &ccedil;eyizlerinizi işleyin, bol vaktiniz olacak&rdquo; diyor ellerine erkek eli değmemiş olmasıyla &ouml;v&uuml;nd&uuml;ğ&uuml; kızlarına&#8230; O &ccedil;eyizlerle beraber mezara gidecekleri belli değilmiş gibi.</p>
<p>Ancak bu arada Bernarda&rsquo;nın ilk kocasından olma, 39 yaşındaki Angustias&rsquo;a bir talip &ccedil;ıkıyor. K&ouml;y&uuml;n en yakışıklı erkeği olan 25&rsquo;lik Pepe el Romano&rsquo;nun en yaşlı ve hastalıklı ama &ouml;z babasından kalan mirastan &ouml;t&uuml;r&uuml; de en varlıklı kardeşle nişanlanması, zaten zor dengede duran yas evini alt &uuml;st ediyor.</p>
<p><b>Delidir, ne dese yeridir</b><br />
Aralarında pek de şefkatli bir ilişki olmayan kızkardeşlerin her biri diğerine diş bilerken, en gen&ccedil; ve g&uuml;zelleri olan Adela, Pepe&rsquo;ye olan tutkusunun &ldquo;kurbanı&rdquo; oluyor.<br />
&Ccedil;&uuml;nk&uuml;, oyunda &ccedil;eşitli vesilelerle vurgulandığı gibi, arzularına gem vuramayan kadının sonu feci olacaktır.</p>
<p>Bir tek anneanne Maria Josefa haykırabilir kızların bastırılmış duygularını, ama o da &ldquo;delidir&rdquo; zaten, ne dese yeridir&#8230; Susturulamasa da kapatılır, komşuların g&ouml;rmeyeceği şekilde &uuml;zerine kilit vurulur.</p>
<p>&ldquo;Bernarda Alba&rsquo;nın Evi&rdquo;, Franco rejiminin, yaklaşan &ccedil;izme seslerinin boğucu atmosferini bir eve sığdırıyor. Kızları &uuml;zerinde kurduğu diktat&ouml;rl&uuml;kle &ouml;zelde Franco&rsquo;yla, genelde t&uuml;m iktidar sahipleriyle &ouml;zdeşleştiriliyor oyunun ana karakteri Bernarda. T&uuml;m ataerkil değerlerin, &ldquo;Kadının yeri evidir&rdquo; diyen baskıcı t&ouml;relerin, şiddetin temsilcisi.</p>
<p>Oyunu Katolik &ouml;ğelerden m&uuml;mk&uuml;n olduğunca arındırarak bağnazlığın evrenselliğinin altını &ccedil;izmeyi se&ccedil;en Engin Alkan, kasvetli olmasıyla bilinen &ldquo;Bernarda Alba&rdquo;dan alışılmışın dışında dinamik, renkli bir oyun &ccedil;ıkarma yoluna gitmiş. İyi de etmiş, din baskısı-t&ouml;r-askeri rejim kıskacında sıkışmış insanların &ouml;yk&uuml;s&uuml; zaten yeterince boğucu ve &#8216;tanıdık&rsquo;.</p>
<p><b>El değmeden yaşamak</b><br />
Politik mesajların slogana d&ouml;n&uuml;şmeden oyunun i&ccedil;ine &ldquo;yedirilmesi&rdquo; metnin değerinden bir şey kaybettirmediği gibi, etkileyici ve Lorca&rsquo;ya yaraşır olmuş. Oyunun tamamını tek mekana, bir t&uuml;r hapishane olan evin &ldquo;avlusu&rdquo;na taşımış Alkan. B&uuml;t&uuml;n odalar buraya a&ccedil;ılıyor, her şey bu ortak alanda olup bitiyor. Avlu da, evin dışındaki karabasana inat, alabildiğine aydınlık. Ama işte, dışarının &ldquo;havası&rdquo; i&ccedil;eriye de sızıyor &ccedil;aresiz&#8230;</p>
<p>Evi, beklenmedik yeni bir cenazeyle ikinci kez yasa b&uuml;r&uuml;n&uuml;rken, &ldquo;Ağlamak istemiyorum, &ouml;l&uuml;m&uuml; sakin karşılamalıyım&rdquo; diyen Bernarda Alba&rsquo;nın tek derdi, komşuların olan biteni duymaması&#8230; El değmeden yaşar onun kızları, &ouml;yle de &ouml;l&uuml;r&#8230; &ldquo;Susun, susun dedim!&rdquo; diye emrediyo ev ahalisine:<br />
&ldquo;Susun!&rdquo; Susuyorlar.</p>
<p>Ama kırık kolların yen i&ccedil;inde kalmasından usananlara &ldquo;Susmayın!&rdquo; diyen bir ses y&uuml;kseliyor Şehir Tiyatroları sahnelerinden&#8230; Ta 1936 yılından kopup gelen, bir baskının kurtuluşunun bir diğerinde olmadığını s&ouml;yleyen bir ses&#8230; Kulak vermenin vaktidir..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginalkan.com/weblog/bernarda-alba%e2%80%99nin-evi%e2%80%99ni-kacirmayin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ev aynı ama yorum farklı / Efnan Atnaca</title>
		<link>http://www.enginalkan.com/weblog/ev-ayni-ama-yorum-farkli-efnan-atnaca.html</link>
		<comments>http://www.enginalkan.com/weblog/ev-ayni-ama-yorum-farkli-efnan-atnaca.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Jan 2008 20:50:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bernarda Alba'nın Evi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginalkan.com/weblog/ev-ayni-ama-yorum-farkli-efnan-atnaca.html</guid>
		<description><![CDATA[
Ev aynı ama yorum farklı

Şehir Tiyatroları&#8217;nda &#8216;Bernarda Alba&#8217;nın Evi&#8217;ni y&#246;neten Engin Alkan &#8216;Bu oyunla ilgili ağır ve kasvetli olduğu &#246;nyargıları var. Bense &#231;ok iddialıyım, bu oyun hi&#231; de sıkıcı değil. Tersine insanları şaşırtacak kadar aydınlık&#8217; diyor
EFNAN ATMACA (Arşivi)
İSTANBUL &#8211; Yaşları 20 ile 40 arasında değişik beş kız, aklını yitirmiş b&#252;y&#252;kanne, iki hizmet&#231;i ve onları despot [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img width="160" vspace="0" hspace="0" height="103" border="0" align="left" src="http://www.enginalkan.com/weblog/wp-content/uploads/eardkl.gif" alt="Engin Alkan" /></p>
<p style="text-align: justify;"><b>Ev aynı ama yorum farklı</b><br />
<i><br />
Şehir Tiyatroları&rsquo;nda &lsquo;Bernarda Alba&rsquo;nın Evi&rsquo;ni y&ouml;neten Engin Alkan &lsquo;Bu oyunla ilgili ağır ve kasvetli olduğu &ouml;nyargıları var. Bense &ccedil;ok iddialıyım, bu oyun hi&ccedil; de sıkıcı değil. Tersine insanları şaşırtacak kadar aydınlık&rsquo; diyor</i><br />
<b>EFNAN ATMACA (Arşivi)</b></p>
<p>İSTANBUL &#8211; Yaşları 20 ile 40 arasında değişik beş kız, aklını yitirmiş b&uuml;y&uuml;kanne, iki hizmet&ccedil;i ve onları despot bir hayata mahk&ucirc;m eden bir kadın. Bir nevi bir hapishane. Dışarıdan tek haber alma y&ouml;ntemleri evin artıklarını almaya gelen dilenci kadın. Bu karakterler &lsquo;Bernarda Alba&rsquo;nın Evi&rsquo; adlı oyunun kahramanları. İspanyol şair Lorca&rsquo;nın faşistler tarafından &ouml;ld&uuml;r&uuml;lmeden kısa s&uuml;re &ouml;nce yazdığı &lsquo;Bernarda Alba&rsquo;nın Evi&rsquo; İstanbul B&uuml;y&uuml;kşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları&rsquo;nda sahneleniyor. Y&ouml;netmeni Engin Alkan. Bug&uuml;ne kadar bir&ccedil;ok kez sahnelenen oyunu Alkan tek dekorda ama dinamik bir rejiyle sahneliyor.</p>
<p>Dinsel bağnazlığı merkeze alan oyundan Katolik &ouml;ğeleri de ayıklamayı tercih etmiş Alkan. Onun yerine başka imgeler koyarak bağnazlığı evrenselleştirmiş. İspanya&rsquo;ya gelen darbeyi de eklemleyerek oyuna yeni bir boyut daha eklemiş ki bu da akla &lsquo;Ne şeriat ne darbe&rsquo; sloganını getiriyor. Politik mesajları bug&uuml;ne kadar seyredilen &lsquo;Bernarda Alba&rsquo;nın Evi&rsquo; rejilerinin aksine estetik bir bi&ccedil;imde oyuna yerleştirmiş ve simgesel bir anlatıma gitmiş. Oyun, 9-12 Ocak arası saat 20.30&#8242;da, 9 Ocak &Ccedil;arşamba, 12 Ocak Cumartesi, 13 Ocak Pazar saat 15.00&#8242;te Kadık&ouml;y Haldun Taner Sahnesi&rsquo;nde. Tel: 0216 349 04 63<br />
<b>&lsquo;Bernarda Alba&rsquo;nın Evi&rsquo;, Franco&rsquo;nun İspanya&rsquo;da darbe yapmasından kısa bir s&uuml;re &ouml;nce yazılmış. Dolayısıyla Lorca&rsquo;nın Bernarda karakteriyle Franco&rsquo;ya g&ouml;nderme yaptığı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;l&uuml;r. Siz de buradan mı yola &ccedil;ıktınız?</b></p>
<p>Birebir bir alegori d&uuml;ş&uuml;nmedim ama tabii ki Bernarda ataerkil, egemen ve aynı zamanda şiddeti de barındıran iktidarı temsil ettiği i&ccedil;in b&uuml;t&uuml;n iktidar sahipleriyle &ouml;zdeşleşiyor. Bunun i&ccedil;in elbette ki Franco&rsquo;yla, askeri rejim ya da cuntayla &ouml;zdeşleşmesi &ccedil;ok doğal. Ancak simgesel anlamda bir kodlama d&uuml;ş&uuml;nmedim. Oyunda bizim eklediğimiz İspanya İ&ccedil; Savaşı ve darbeyi anlatan kısımlar var. Dolayısıyla b&uuml;t&uuml;n faşizan tavırların, b&uuml;t&uuml;n geleneğin, totaliter ve otoriter imgelerin toplaştığı bir trajik fig&uuml;r Bernarda Alba. Ve tıpkı bir Antik Yunan kahramanı gibi yaptığı se&ccedil;imler sonucunda kendi g&ouml;zlerini oyuyor.</p>
<p><b>Oyuna İspanya i&ccedil; savaşı ve darbeyi anlatan kısımlar eklediniz&hellip;</b></p>
<p>Metinde &ouml;ng&ouml;r&uuml;lenden daha fazlasını yerleştirdik oyuna &ccedil;&uuml;nk&uuml; Lorca yazdığında olacakları hissediyordu ama kendi kaderini tayin edemedi. Burada da hassas noktamız Lorca&rsquo;nın t&uuml;m sivri diline rağmen &ccedil;ok kurgusal ve ince dille anlatmasıydı bunları. Sol yumruklar havada ya da faşizmin karşısında direnen akg&ouml;ğ&uuml;slerimizle gibi tavırlarla oyunun dilini bundan &ouml;nce yapıldığı gibi ajitatif ve provokatif bir yere &ccedil;ekmemeye &ouml;zen g&ouml;sterdik. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; meselenin kendisi ve Lorca zaten provokatif.<br />
<b><br />
Bu oyunu se&ccedil;menizde T&uuml;rkiye&rsquo;de son d&ouml;nemde tartışılan şeriat ve darbe tehlikesinin bir payı var mı?</b></p>
<p>Olmaz mı? O kadar &ccedil;ok şey canımı sıkıyor ki, seyirciye neyi, hangi oyunla, nasıl ele alarak s&ouml;yleyebilirim diye bir doğrultuda bakıyorsunuz. Bu doğrultuda Lorca bildiğimiz her d&ouml;nemde g&uuml;ncelliğini koruyan biri. Ama bug&uuml;n bu &uuml;lkede hamaset, darbenin s&uuml;rekli sırtımızda olması, hatta askeri bir m&uuml;dahalenin hayatımızı d&uuml;zeltmek i&ccedil;in gelmesinin bir kamuoyu yaratması ve giderek Radikal İslamcılarla solcuların Kemalistlerle faşistlerle bir durması gibi &ccedil;elişkiler var. Herkes &lsquo;Godot&rsquo; gelse de bizi kurtarsa diye bakıyor. Demokrasimizi kurtarmak i&ccedil;in medet umduğumuz şeyler İspanya&rsquo;nın 1936&#8242;da yaşadıklarıyla denk neredeyse.</p>
<p><b>&lsquo;Bernarda Alba&rsquo;nın Evi&rsquo; &ccedil;ok bilinen bir oyun. Bu oyunu sahnelerken teredd&uuml;tleriniz oldu mu?</b></p>
<p>Ben bu oyunu se&ccedil;erken genel sanat y&ouml;netmeninden arkadaşlarıma kadar herkeste bir &ccedil;ekince vardı. Yıllar i&ccedil;inde &ccedil;ok sahnelenen bu oyun hakkında sıkıcı, ağır, karabasanlı, izlenmesi &ccedil;ok zor &ouml;nyargıları vardı. Bense bu metni Lorca&rsquo;nın dramatik yapısı en sağlam oyunu olarak g&ouml;r&uuml;yordum. Klişelere d&uuml;şmeden savaştım. &Ouml;zellikle Katoliklikten sıyırdım. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Katolikliğin vurgulanması seyirciyi oyuna yabancılaştırıyordu. İktidarı, din baskısını, geleneği başka dinamiklerle kurdum. Dolayısıyla sahne &uuml;zerinde &ccedil;ok hareketli, renkli zaman zaman koral anlatımına d&ouml;nen mizansenler yerleştirdim. Bunun altında elbette kendi tiyatro g&ouml;r&uuml;ş&uuml;m vardı. İddia ediyorum ki &lsquo;Bernarda Alba&rsquo;nın Evi&rsquo; hi&ccedil; kasvetli, ağır, sıkıcı, bunaltıcı, karabasanlı oyun değil. Tersine insanları şaşırtacak kadar aydınlık bir oyun.<br />
<b><br />
Tek dekor ve kost&uuml;m kullanmanızın nedeni de farklı reji anlayışınız mıydı?</b></p>
<p>Biz oyunda ger&ccedil;ek&ccedil;i bir dekor ve kost&uuml;m anlayışına gitmedik. &lsquo;Bernarda Alba&rsquo;nın Evi&rsquo; bir&ccedil;ok mek&acirc;nda ge&ccedil;er. Benim tercihim buranın &ccedil;evrelenmiş ama kapıyı itip dışarı &ccedil;ıkılabilecek bir yer olmasıydı. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Bernarda&rsquo;nın evi bir hapishanedir ama imgeyle yaratılmış bir hapishanedir. Bernarda hastalıklı bir despottur. Evin kapısı bile kilitli değil, sadece Bernarda &ccedil;ıkmayın diye emir veriyor. K&ouml;st&uuml;mlerin değişmemesinin nedeni ise yine bu simgesel anlatım. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; kost&uuml;mler kişiye &ouml;zel. Yani onların karakterini yansıtıyor. Ve oyunun sonunda herkes kefen rengine yani beyaza b&uuml;r&uuml;n&uuml;yor. Bu bir imge. Yoksa bir y&ouml;netmenin oyuncuların &uuml;&ccedil; ay aynı kost&uuml;m&uuml; giymesi gibi bir detayı atlamasına imk&acirc;n yok. Bu benim se&ccedil;imim.</p>
<p>http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=244124</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginalkan.com/weblog/ev-ayni-ama-yorum-farkli-efnan-atnaca.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BERNARDA ALBA&#8217;NIN EVİ &#8211; İzleyici yorumu</title>
		<link>http://www.enginalkan.com/weblog/bernarda-albanin-evi-izleyici-yorumu.html</link>
		<comments>http://www.enginalkan.com/weblog/bernarda-albanin-evi-izleyici-yorumu.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Jan 2008 10:41:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Engin Alkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bernarda Alba'nın Evi]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiriler ve Görüşler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginalkan.com/weblog/bernarda-albanin-evi-izleyici-yorumu.html</guid>
		<description><![CDATA[Erman Bağrı
Bernarda Alba&#8217;nın Evi&#8230; Sadece oyunun ismine bakmak bile birka&#231; done almaya yetiyor belki de. Bir ev ve evin i&#231;inde yaşanacakların g&#246;zler &#246;n&#252;ne serileceği hissini uyandıran bir isim. Ama daha salona adımınızı atarken bu evin sizi saracağını d&#252;ş&#252;nemiyorsunuz işte. İlk bakışta olağan&#252;st&#252; bir dekorla karşı karşıya geliyorsunuz. Hafif ışık altında kaba taslak se&#231;iliyor belki ama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: bold;">Erman Bağrı</span></p>
<p>Bernarda Alba&rsquo;nın Evi&#8230; Sadece oyunun ismine bakmak bile birka&ccedil; done almaya yetiyor belki de. Bir ev ve evin i&ccedil;inde yaşanacakların g&ouml;zler &ouml;n&uuml;ne serileceği hissini uyandıran bir isim. Ama daha salona adımınızı atarken bu evin sizi saracağını d&uuml;ş&uuml;nemiyorsunuz işte. İlk bakışta olağan&uuml;st&uuml; bir dekorla karşı karşıya geliyorsunuz. Hafif ışık altında kaba taslak se&ccedil;iliyor belki ama yine de sizi etkilemeye yetiyor. Yerinizi almaya &ccedil;alışırken bir yandan da salona verilmiş olan konuşmaları dinliyorsunuz diğer t&uuml;m seslerin arasında. Kendinizi uzun s&uuml;re bu sese vermek zor ama eğer başarabilirseniz, ma&ccedil;tan &ouml;nce ısınmasını tamamlamış bir sporcu gibi sıcak başlıyorsunuz oyuna. Oyuncuların seslerinden oyuna dair, az sonra izleyeceğiniz olaylar silsilesine dair ufak doneleri yakalayabiliyorsunuz. T&uuml;m hazırlıklar tamam ve ışıklar a&ccedil;ılıyor..</p>
<p>Işıkların yanışıyla muhteşem dekorun ayrıntılarını se&ccedil;ebilir hale geliyorsunuz. G&ouml;r&uuml;n&uuml;ş olarak b&uuml;y&uuml;k bir evin avlusunu andırıyor. Sağda ufak bir giriş ve hemen yanından başlayan kemerli yapı size b&uuml;y&uuml;k bir ev&rsquo;in i&ccedil;ini izlediğiniz hissini veriyor. Anlıyorsunuz ki t&uuml;m fırtına bu alanda kopacak. Solda &ouml;nde ufak bir &ccedil;eşme ve hemen arkasında da hem g&ouml;r&uuml;nt&uuml; hem de işlevsellik a&ccedil;ısından olduk&ccedil;a g&uuml;zel olan bir at arabasının arka kısmını g&ouml;r&uuml;yorsunuz. Genel olarak bakıldığında dekor son derece işlevsel ve g&ouml;ze hoş geliyor.</p>
<p>
T&uuml;m bu etkinin altında, izlerken kendinizden ge&ccedil;eceğiniz birbirinden muhteşem oyunculuklar sergileniyor. Her bir oyuncu &uuml;stlendiği rol&uuml;n hakkını &ouml;ylesine iyi veriyor ki, en ufak bir aykırılık g&ouml;ze &ccedil;arpmıyor. </p>
<p>Evin tek hakimi Bernarda rol&uuml;nde &ldquo;Ay&ccedil;a TELIRMAK&rdquo; duruşu, ses tonu ve otoriter bakışlarıyla &ouml;ylesine etkileyici ki, insan zaman zaman &ldquo;yazık bu evin i&ccedil;indekilere&rdquo; demekten kendini alamıyor. Yazarın vermek istediği baskıcı kimliği &uuml;zerinde en iyi taşıyan oyuncu olduğu a&ccedil;ık&ccedil;a g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Oyun boyunca &ccedil;izgisinden en ufak bir sapma g&ouml;stermiyor ve oyunun sonunda kızının &ouml;l&uuml;m&uuml;yle i&ccedil;sel &ccedil;&ouml;k&uuml;nt&uuml;s&uuml;n&uuml;n doruk noktasına ulaşıyor. Kişisel olarak yakalamayı başardığım en etkileyici ayrıntı ise;Gece sahnesinde, en k&uuml;&ccedil;&uuml;k kızı Adela&rsquo;nın, onun bacağına sarılmış konuşurken, Bernarda&rsquo;nın onun başını okşamak isteyip, dış baskıların &uuml;zerinde bıraktığı etki ile bundan vazge&ccedil;ip onu kendinden ayırması oldu. Belki de oyunun en &ouml;nemli anlarından biri buydu. &Ouml;ylesine a&ccedil;ık, &ouml;ylesine duygu y&uuml;kl&uuml;yd&uuml; ki, yazar&rsquo;ın bu anı g&ouml;zleriyle g&ouml;rmesini istedim.</p>
<p>Oyunun en kilit oyuncusu La Poncia rol&uuml;nde karşımıza &quot;Sevil AKI&quot; &ccedil;ıkıyor. Bir insan bu oyunda kadar Poncia olabilirse, o bunun bir fazlası oluyor işte. Oyun boyunca kullandığı birbirinden farklı mimikleri, olağan&uuml;st&uuml; ses tonu ve bakışlarıyla oyunun hem en sempatik karakterine b&uuml;r&uuml;n&uuml;yor hem de oyunun temposundaki değişimleri sağlar bir konuma geliyor. Seyirci onu izlerken kimi zaman g&uuml;l&uuml;yor kimi zaman ise onun tanıklık ettiği acıların etkisini kendi &uuml;zerinde hissederek nefesini tutuyor. Oyun kurgusu i&ccedil;inde &ouml;ylesine farklı değişimler g&ouml;steriyor ki, bunu yapmadaki başarısına hayran olmamak imkansız hale geliyor. Metnin i&ccedil;ine gizlenmiş en vurucu c&uuml;mlelerdeki bakışları ile etkinin katlanarak artmasını sağlıyor. Oyunu b&ouml;ylesine kabullenmiş bir oyunculuk nadir g&ouml;r&uuml;len bir şey olsa gerek. Bunun en b&uuml;y&uuml;k kanıtı ise, oyunun finalinde, selam verilirken g&ouml;z yaşlarını tutamıyor oluşu sanırım. Kendisini &ouml;zellikle gen&ccedil; oyuncu adaylarının şiddetle takip etmesi gerektiğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. </p>
<p>Martirio rol&uuml;nde izlediğimiz &quot;&Ouml;zlem T&Uuml;RKAD&quot; da yine rol&uuml;n&uuml;n hakkını sonuna kadar vermeyi başarıyor. Olduk&ccedil;a zor bir v&uuml;cut formu almış olmasına rağmen oyun boyunca performansında en ufak bir d&uuml;ş&uuml;ş yaşamıyor. Yazarın dramatik yapıyı kurarken en &ccedil;ok y&uuml;klendiği karakterlerden biri olan Martirio, &Ouml;zlem T&uuml;rkad&rsquo;ın bakışlarında, s&ouml;yleyişinde ve hatta nefes alıp verişlerinde kendisini &ouml;yle iyi ortaya koyuyor ki, oyunun sonunda t&uuml;m oyuncuları olduğu gibi onu da ayakta alkışlamamak m&uuml;mk&uuml;n değil.</p>
<p>Amelia ve Magdelena rollerini &uuml;stlenmiş olan iki deneyimli oyuncu &quot;Ayşen &Ccedil;ETİNER&quot; ve Neslihan &quot;&Ouml;ZT&Uuml;RK&quot;, evin baskıyı en &ccedil;ok kabullenmiş iki kızını oynarken son derece başarılılar. Oyunun ana baskı noktası Bernarda ile buna başkaldırıyı ger&ccedil;ekleştiren Adela arasındaki k&ouml;pr&uuml;y&uuml; kurduklarını s&ouml;yleyebilirim. Oyun boyunca tempolarını koruyor ve rollerinin hakkını veriyorlar. </p>
<p>&quot;El&ccedil;in ALTINDAĞ&quot;, yalnızca bakışlarıyla dahi Lorca&rsquo;nın yaratmak istediği Angustias karakterini yakalamış g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. Diğer kardeşlerinin yarattığı baskıya rağmen mutlu olmaya &ccedil;alışan ve evlenecek olmasının tadını &ccedil;ıkarmaya &ccedil;alışan &uuml;vey abla rol&uuml;nde son derece başarılı. Oyunun sonuna kadar ne duruşundan ne de bakışlarındaki saflıktan &ouml;d&uuml;n veriyor. Oyunun sonunda yaşadığı şokun etkisini de olduk&ccedil;a başarılı bir bi&ccedil;imde seyirciye aktarmayı da başarıyor.</p>
<p>Evin en k&uuml;&ccedil;&uuml;k kızı, fırtınaların tam ortasında yer alan Adela rol&uuml;nde &quot;Aslı ALTAYLAR&quot;, bana g&ouml;re rol i&ccedil;in biraz fazla olgun g&ouml;r&uuml;n&uuml;yor. Yazarın oyunla vermek istediği toplumsal baskının insanlar &uuml;zerindeki etkisini oyunun en k&uuml;&ccedil;&uuml;k karakterine y&uuml;klemesindeki &ccedil;arpıcılığı daha &ccedil;ocuksu g&ouml;r&uuml;nen bir oyuncunun vermesi gerektiğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. &Ccedil;ocuk masumluğunun gen&ccedil; kızlığa yansıyan ilk zamanlarını yaşayan bir oyunculuk bi&ccedil;imi, oyunun finalinde yaratılan etkiyi katlayacaktır diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. T&uuml;m bunlara rağmen Aslı Altaylar, gerek ses kullanımı gerekse bedenini kullanmadaki başarısıyla takdir topluyor. &Ouml;zellikle tam karşı cephesinde duran kardeşi Martirio ile karşı karşıya gelişleri ikisi arasındaki savaşı g&ouml;zler &ouml;n&uuml;ne seriyor. </p>
<p>Oyunun en farklı karakterlerinden biri evin ninesi olan Maria Josefa. Bu rol&uuml;n gereklerini en iyi bi&ccedil;imde yerine getiren oyuncu ise &quot;Bercis FESCİ&quot;. Bakışları, ses tonu ve v&uuml;cuduna aldırdığı formlar ile seyirci &uuml;zerinde son derece olumlu bir etki bırakmayı başarıyor. Akl&icirc; dengesi bozulmuş birini oynamanın zorluğuna rağmen, oyun boyunca aynı etkiyi koruyor ve ge&ccedil;miş ile şimdiki kuşak arasında yaratılan sorunsalın etkilerin rahat&ccedil;a g&ouml;zlemlenebilmesini sağlıyor. </p>
<p>Dilenci Kadın ve Hizmet&ccedil;i rollerinde izlediğimiz &quot;Oya PALAY&quot; ve H&uuml;lya ARSLAN&quot; da diğer oyuncular gibi &uuml;zerlerine d&uuml;şen g&ouml;revi en iyi bi&ccedil;imde yerine getiriyorlar. &Ouml;zellikle Oya Palay&rsquo;ın dışarıda bir kadının lin&ccedil; edilmesine katılıp evin i&ccedil;ine geri gelişiyle yarattığı etki, evin i&ccedil;inde olduğu kadar salondaki seyirciyi de &ccedil;arpıyor. Belki de k&ouml;r&uuml; k&ouml;r&uuml;ne kabullenilmiş toplumsal kuralların, baskı ve şiddetin en &ouml;nemli g&ouml;stergesi bu kısacık ama bir &ouml;m&uuml;r kadar uzun sahnede ortaya koymayı başarıyor Oya Palay.</p>
<p>Genel olarak oyunun değerlendirmesini yaparsak, başta oyunun y&ouml;netmeni &quot;Engin ALKAN&quot; olmak &uuml;zere t&uuml;m oyuncuların Garcia Lorca&rsquo;nın anlatmak istediklerini &ccedil;ok &ccedil;ok iyi kavradıklarını s&ouml;yleyebilirim. Oyunun işlenişindeki kusursuzluk, oyunculukların olağan&uuml;st&uuml; performansları ile yoğrulup, son derece g&uuml;zel m&uuml;zikler ile de b&uuml;t&uuml;nleştiğinde ortaya seyir zevki y&uuml;ksek, her y&ouml;n&uuml;yle takdir edilmesi gereken bu m&uuml;kemmel oyun ortaya &ccedil;ıkıveriyor. T&uuml;m kadroyu ayakta alkışlıyor ve başarılarının devamını diliyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginalkan.com/weblog/bernarda-albanin-evi-izleyici-yorumu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bernarda Alba&#8217;nın Evi&#8217;nde yas var</title>
		<link>http://www.enginalkan.com/weblog/bernarda-albanin-evinde-yas-var.html</link>
		<comments>http://www.enginalkan.com/weblog/bernarda-albanin-evinde-yas-var.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Jan 2008 22:45:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Engin Alkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bernarda Alba'nın Evi]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun Eleştirileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginalkan.com/weblog/?p=9</guid>
		<description><![CDATA[Bernarda Alba&#8217;nın Evi&#8217;nde yas var
H&#220;SEYİN SORGUN 31 Aralık 2007, Pazartesi / Zaman Gazetesi
Bernarda Alba&#8217;nın Evi &#246;rnektir bu s&#246;ylediklerime. İspanyol edebiyatının g&#252;&#231;l&#252; kalemi Federico Garcia Lorca&#8217;nın yazdığı son oyun Bernarda Alba&#8217;nın Evi, kadınların d&#252;nyasında bir yolculuğa &#231;ıkarıyor seyirciyi. Oyun, İstanbul Şehir Tiyatrosu&#8217;nda Engin Alkan rejisiyle sahneleniyor.
Bernarda Alba (Ay&#231;a Telırmak), ikinci kocasını da toprağa g&#246;m&#252;p, yas tutanları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">Bernarda Alba&#8217;nın Evi&#8217;nde yas var</p>
<p align="justify">H&Uuml;SEYİN SORGUN 31 Aralık 2007, Pazartesi / Zaman Gazetesi</p>
<p align="justify">Bernarda Alba&#8217;nın Evi &ouml;rnektir bu s&ouml;ylediklerime. İspanyol edebiyatının g&uuml;&ccedil;l&uuml; kalemi Federico Garcia Lorca&#8217;nın yazdığı son oyun Bernarda Alba&#8217;nın Evi, kadınların d&uuml;nyasında bir yolculuğa &ccedil;ıkarıyor seyirciyi. Oyun, İstanbul Şehir Tiyatrosu&#8217;nda Engin Alkan rejisiyle sahneleniyor.</p>
<p align="justify">Bernarda Alba (Ay&ccedil;a Telırmak), ikinci kocasını da toprağa g&ouml;m&uuml;p, yas tutanları savuşturduktan sonra hane halkına ilan eder yas geleneğini: &quot;Sekiz yıllık yas s&uuml;resince, sokaktan hava sızmayacak i&ccedil;eri. Kapılar, pencereler tuğlayla &ouml;r&uuml;lm&uuml;ş gibi davranacağız. Babamın evinde de b&ouml;yle olmuştur.&quot; İlk eşinden bir, ikinci eşinden d&ouml;rt kızı, iki hizmet&ccedil;isi ve annesi ile birlikte yaşayan Bernarda Alba, varlıklı, gururlu ve sert bir kadındır. O, yas ilan edip bunu s&uuml;rd&uuml;rmekte kararlı g&ouml;r&uuml;n&uuml;rken, evlenme &ccedil;ağındaki kızları i&ccedil;in durum hi&ccedil; de kanıksanacak t&uuml;rden değildir.</p>
<p align="justify">Bernarda&#8217;nın kocasının neden &ouml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; bilmeyiz. Bildiğimiz bir şey vardır ki, avlunun dışında hayat hi&ccedil; de iyiye gitmemektedir. Ve Bernarda kocasının yokluğunda, beş kızının namusunu korumanın ağırlığını &uuml;zerinde hissetmektedir. Evin sınırlarını avlu duvarlarıyla &ccedil;izmesinin nedeni budur. Ancak dışarıdaki değişim i&ccedil;eride gelgitler meydana getirmekte gecikmez. Kurallara ilk isyan seksenine dayanmış yaşı ve yarı meczup haliyle annesi Maria Josefa&#8217;dan (Bercis Fes&ccedil;i) gelir. Bu &ouml;ylesine &ouml;nemsenecek bir durum değildir, k&uuml;&ccedil;&uuml;k kızı Adela&#8217;nın (Aslı Altaylar) durumunun yanında. İlk eşinden olma b&uuml;y&uuml;k kızı Angustias (El&ccedil;in Altındağ), Pepe adlı gen&ccedil;le nişanlanırken, bu gen&ccedil; adam bir&ccedil;ok y&uuml;rekte başkaca gelgitlerin izlerini bırakacaktır. Ne k&uuml;&ccedil;&uuml;k kardeşi Adela&#8217;yı y&uuml;reğinden ge&ccedil;enleri dile d&ouml;kt&uuml;ğ&uuml; i&ccedil;in ayıplayan Martirio (&Ouml;zlem T&uuml;rkad), ne umursamaz tavırlarına rağmen Amelia (Ayşen &Ccedil;etiner), ne de &ccedil;oktan vazge&ccedil;miş g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml;ne rağmen Magdelena (Neslihan &Ouml;zt&uuml;rk) kayıtsız değildir olan bitene.</p>
<p align="justify">Bu yolculukta Bernarda&#8217;nın da g&ouml;zlerini a&ccedil;maya &ccedil;alışan sırdaşı La Poncia (Sevil Akı) olacaktır. Ancak gecenin karanlığı &ccedil;&ouml;kt&uuml;ğ&uuml;nde ger&ccedil;eklerin başka &ccedil;ehreye b&uuml;r&uuml;nmesi doğaldır. Avlunun dışından gelen dilenci kadın (Oya Palay), aslında dışarıdaki hayatın bir suretini verir. Arada bir duyulan sesler ve bir kadının namus y&uuml;z&uuml;nden katledilmesi de dışarıya dair bilgiler arasındadır.</p>
<p align="justify">Bernarda Alba&#8217;nın Evi, kocasını kaybetmiş bir kadının, babalarını kaybetmiş beş kız kardeşin ve hepi topu on kadının ortak &ouml;yk&uuml;s&uuml;n&uuml; sahneye taşıyor. Lorca&#8217;nın anlattığı &ouml;yk&uuml;, Engin Alkan&#8217;ın ustalıklı rejisi ve oyuncuların en ince detaylarına kadar canlandırdığı kadın karakterler ile sıcak bir anlatı olarak akıp gidiyor. Bir masal atmosferinde başlayan oyun, yalın bir ger&ccedil;ekle sonlanırken, &ouml;zenle hazırlanmış gelinlik kefene d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor. Korkuların g&ouml;lgelediği kadın yaşamlarından izd&uuml;ş&uuml;mlerle ilerleyen Bernarda Alba&#8217;nın Evi ikinci bir yasla sarsılırken, geriye duygusal gelgitlerin &ouml;rselediği yorgun kadınları miras bırakıyor. Bir de avlunun i&ccedil;ine sızıp dengeleri alt&uuml;st eden Pepe&#8217;yi&#8230;</p>
<p align="justify">Bernarda Alba&#8217;nın Evi&#8217;nden bir ışık sızıyor dışarı&#8230; Asırlık korkuları &uuml;rk&uuml;ten ve insan sıcaklığını hissettiren bir ışık&#8230; Pepe, bu ışığın izini s&uuml;r&uuml;yor&#8230;</p>
<p align="justify">Sahi onun &ouml;yk&uuml;s&uuml;n&uuml; kimden dinlemeli?</p>
<p align="justify">Belki de b&uuml;t&uuml;n kadınlardan!..</p>
<p align="justify">H&Uuml;SEYİN SORGUN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginalkan.com/weblog/bernarda-albanin-evinde-yas-var.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bernarda’nın kanlı zinciri</title>
		<link>http://www.enginalkan.com/weblog/bernarda%e2%80%99nin-kanli-zinciri.html</link>
		<comments>http://www.enginalkan.com/weblog/bernarda%e2%80%99nin-kanli-zinciri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Jan 2008 22:41:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Engin Alkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bernarda Alba'nın Evi]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun Eleştirileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginalkan.com/weblog/?p=8</guid>
		<description><![CDATA[01/01/2008 Metin Boran-m.boran@mynet.com Evrensel Gazetesi
Bernarda&#8217;nın kanlı zinciri
Faşist Franco&#8217;nun paramiliter g&#252;&#231;leri olan Falanjistlerce &#246;ld&#252;r&#252;ld&#252;ğ&#252;nde hayatının baharındaydı Federico Garcia Lorca. 1936 yılında mahkemesiz ve sorgusuz bir bi&#231;imde infaz edildiğinde otuz yedi yaşındaydı, ardında onlarca şiir ve tiyatro eseri bırakarak cennete g&#246;&#231; etti. Lorca k&#246;kl&#252; Ispanyol edebiyatının gen&#231; bir yetenek olarak yegane s&#252;rd&#252;r&#252;mc&#252;s&#252; oldu yaşadığı yıllarda (1999-1937). Yapıtlarında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify">01/01/2008 Metin Boran-m.boran@mynet.com Evrensel Gazetesi</p>
<p align="justify">Bernarda&rsquo;nın kanlı zinciri</p>
<p align="justify">Faşist Franco&rsquo;nun paramiliter g&uuml;&ccedil;leri olan Falanjistlerce &ouml;ld&uuml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;nde hayatının baharındaydı Federico Garcia Lorca. 1936 yılında mahkemesiz ve sorgusuz bir bi&ccedil;imde infaz edildiğinde otuz yedi yaşındaydı, ardında onlarca şiir ve tiyatro eseri bırakarak cennete g&ouml;&ccedil; etti. Lorca k&ouml;kl&uuml; Ispanyol edebiyatının gen&ccedil; bir yetenek olarak yegane s&uuml;rd&uuml;r&uuml;mc&uuml;s&uuml; oldu yaşadığı yıllarda (1999-1937). Yapıtlarında İspanyol halk edebiyatının geleneksel motifleri olan halk masalları, efsaneler ve deyişleri şiirsel bir dille ustaca kullanarak modern İspanyol tiyatrosunda haklı ve &ouml;nemli bir yer edindi..</p>
<p align="justify">Lorca başta kadın sorunsalı olmak &uuml;zere aşk, evlilik, cinsellik, t&ouml;re, kıskan&ccedil;lık temalarında oyunlar kurgulayarak yaşadığı yıllarda hayatı farklı bir d&uuml;zlemde algılayan ve yaşayan, yaşadığı gibi yazabilen tutarlı bir devrimci olarak &uuml;retimlerde bulundu. Sanat yaşamına şiirle başlayan ve ilk d&ouml;nemlerde yazdığı şiirleri Roman cero Gitarno (&Ccedil;ingene Baladları) adıyla yayınlayan Lorca, daha sonra tiyatroya y&ouml;neldi ve Marina Pineda, Eskicinin Tazesi, Kız Kurusu G&uuml;l Hanım, bir &uuml;&ccedil;leme olarak yazdığı Kanlı D&uuml;ğ&uuml;n, Yerma ve Bernarda Alba&rsquo;nın Evi gibi &ouml;nemli yapıtları d&uuml;nya tiyatro literat&uuml;r&uuml;ne kazandırdı.</p>
<p align="justify">İstanbul Şehir Tiyatroları bu &uuml;&ccedil;lemenin sonuncusu olan Bernarda Alba&rsquo;nın Evi adlı oyunu, Hale Toledo&rsquo;nun &ccedil;evirisi ve Engin Alkan&rsquo;ın sahne yorumu ve uygulamasıyla seyirciyle buluşturdu. Dekor tasarımını Ayhan Doğan&rsquo;ın kost&uuml;m tasarımını Nihal Kaplangı&rsquo;nın yaptığı oyunun ışıkları ise &Ouml;zcan &Ccedil;elik&rsquo;e ait.</p>
<p align="justify">Bernarda Alba&rsquo;nın Evi&rsquo;nde yazar, ikinci kocasını hen&uuml;z g&ouml;mm&uuml;ş, otoriter, onurlu ve t&ouml;relerle kendini var etmeye adamış Bernarda ve yaşları yirmi ile kırk arsında beş kızının trajik &ouml;yk&uuml;s&uuml;n&uuml; anlatıyor.</p>
<p align="justify">Bernarda ikinci kocasını &ouml;l&uuml;m&uuml; ile kızlarını evde toplar ve 8 yıllık yas boyunca nasıl yaşayacakları ve hangi kurallara riayet edeceklerini sert ve otoriter bir tavırla kızlarına s&ouml;yler. Kızlar evden dışarıya &ccedil;ıkamamakta ancak evin avlusuna hava almak i&ccedil;in &ccedil;ıkabilmekte, sokağı da sadece kendi odalarının pencerelerinden g&ouml;rmektedirler. Evin en k&uuml;&ccedil;&uuml;k kızı Adele, &ldquo;Benim derim de sizinki gibi olsun istemiyorum. Yarın yeşil fistanımı giyeceğim ve sokağa &ccedil;ıkacağım&rdquo; diyerek bu &lsquo;manastır&rsquo; yaşamına ilk itiraz eden ve bu asiliğini canıyla &ouml;deyen bir isyankar olarak karşımıza &ccedil;ıkar.</p>
<p align="justify">Kadının t&ouml;re ve aşk kıskacında &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n elinden alınması ve d&uuml;ş&uuml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; dramatik durumunun tarafsız, ger&ccedil;eğe yatkın ve nesnel anlatımı olan Bernarda Alba&rsquo;nın Evi, ele aldığı konunun yetkince anlatımı, dramatik kurgusu ve i&ccedil; gerilimi ile Lorca&rsquo;nın en sağlam oyunu olarak kabul g&ouml;rm&uuml;ş, evrensel anlamda bir başyapıttır.</p>
<p align="justify">Y&ouml;netmen Engin Alkan, oyunun sahne yorumunda farklı bir &ccedil;eviri ile işe koyulmuş ve şimdiye kadar bilinen Turan Oflazoğlu &ccedil;evirisini &ouml;teleyerek Hale Toledo&rsquo;nun &ccedil;evirisini tercih etmiş. Ancak başta s&ouml;ylenmeli, &ccedil;eviri dilsel kırılmalar i&ccedil;eriyor. &Ouml;rneğin bulundukları yerleşim yerine kimi yerde k&ouml;y, kimi yer de kasaba deniliyor. Bir başka yerde tanrı, bir başka yerde Allah deniliyor vs.</p>
<p align="justify">Ancak Engin Alkan&rsquo;ın Lorca&rsquo;ya yaklaşımını d&uuml;r&uuml;st ve iyi niyetli bir girişim olarak sahnedeki yorumundan &ccedil;ıkarmak m&uuml;mk&uuml;n. Alkan yorumunda &uuml;&ccedil; perdelik oyunu iki perdeye indirerek, anlatımı g&uuml;&ccedil;lendirmiş ve konuyu daha &ouml;zl&uuml; ve daha anlaşılır bir reji yorumuyla sahneye taşımış. Yorumunu, t&ouml;re ya da başka gerek&ccedil;elerle bastırılan duygular ve kuşatılmış hayatların trajik sonu&ccedil;ları &uuml;zerine kuran Alkan, yorumuyla bug&uuml;n&uuml;n ger&ccedil;ekliğine de &ouml;zel bir vurgu yapıyor ve trajik olanı neden sonu&ccedil; bağlamında tartışmaya a&ccedil;ıyor.</p>
<p align="justify">Oyunda bir başka &ouml;nemli unsur da teknik tasarımın başarısı, dekor, kost&uuml;m ve efektler oyunun g&ouml;rsel anlatımını g&uuml;&ccedil;lendirdiği gibi aynı zaman da oyun kişilerinin (&ouml;zellikle kızların) ruhsal ve duygusal durumlarını yansılaması anlamında &ouml;zel bir vurgu i&ccedil;eriyor. Engin Alkan oyunu baştan sona yanı başında kilise bulunan varlıklı olduğu her halinden belli olan evin avlusunda devindiriyor. Sahne tasarımının bu yorumla d&uuml;zenlenmesi ve aksiyonun avluda anlatımı hem dinsel ve t&ouml;resel esareti hem de kapatılmışlığın ve &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ks&uuml;zl&uuml;ğ&uuml;n trajik vurgusu imleniyor. Ayrıca oyunda kullanılan m&uuml;zik ve efektler sahnede olağan&uuml;st&uuml; bir atmosfer yaratıyor.</p>
<p align="justify">Oyunculuklarda ise kimi sorunlar olmasına karşın genel olarak, tragedyanın b&uuml;t&uuml;n&uuml;n&uuml;n anlatımında ses, tavır ve duygu değişimi &ouml;zel bir &ccedil;abadan s&ouml;z edebilmek m&uuml;mk&uuml;n. Oyuncuların Lorca&rsquo;yı algılayış ve anlatımlarının doğru ve tutarlı bir &ccedil;izgide giderken kimi rollerde duygusal derinliğin yeterince a&ccedil;ığa &ccedil;ıkarılamadığı gibi bir izlenim ediniliyor.</p>
<p align="justify">Sonu&ccedil; olarak Lorca&rsquo;nın ve kadın doğası, kıskan&ccedil;lık, bastırılmaya &ccedil;alışılan cinsel d&uuml;rt&uuml;ler gibi insana dair psikolojik değerlerle tamamladığı ger&ccedil;eğe yatkın, kendi yaşadığı coğrafyanın da k&uuml;lt&uuml;rel değerleriyle harmanladığı tragedyası Engin Alkan&rsquo;ın y&ouml;netiminde amacına ulaşıyor ve g&ouml;rsel olarak başarılı bir seyirlik ortaya &ccedil;ıkıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginalkan.com/weblog/bernarda%e2%80%99nin-kanli-zinciri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eleştiri: Bernarda Alba&#8217;nın Evi&#8217;nde yas var</title>
		<link>http://www.enginalkan.com/weblog/elestiri-bernarda-albanin-evinde-yas-var.html</link>
		<comments>http://www.enginalkan.com/weblog/elestiri-bernarda-albanin-evinde-yas-var.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Jan 2008 12:43:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Engin Alkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bernarda Alba'nın Evi]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiriler ve Görüşler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginalkan.com/weblog/elestiri-bernarda-albanin-evinde-yas-var.html</guid>
		<description><![CDATA[Bernarda Alba&#8217;nın Evi&#8217;nde yas var
H&#220;SEYİN SORGUN
31 Aralık 2007, Pazartesi / Zaman Gazetesi
Bernarda Alba&#8217;nın Evi &#246;rnektir bu s&#246;ylediklerime. İspanyol edebiyatının g&#252;&#231;l&#252; kalemi Federico Garcia Lorca&#8217;nın yazdığı son oyun Bernarda Alba&#8217;nın Evi, kadınların d&#252;nyasında bir yolculuğa &#231;ıkarıyor seyirciyi. Oyun, İstanbul Şehir Tiyatrosu&#8217;nda Engin Alkan rejisiyle sahneleniyor.

Bernarda Alba (Ay&#231;a Telırmak), ikinci kocasını da toprağa g&#246;m&#252;p, yas tutanları savuşturduktan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: bold;">Bernarda Alba&#8217;nın Evi&#8217;nde yas var</span></p>
<p><span style="font-weight: bold;">H&Uuml;SEYİN SORGUN<br />
31 Aralık 2007, Pazartesi / Zaman Gazetesi</span></p>
<p>Bernarda Alba&#8217;nın Evi &ouml;rnektir bu s&ouml;ylediklerime. İspanyol edebiyatının g&uuml;&ccedil;l&uuml; kalemi Federico Garcia Lorca&#8217;nın yazdığı son oyun Bernarda Alba&#8217;nın Evi, kadınların d&uuml;nyasında bir yolculuğa &ccedil;ıkarıyor seyirciyi. Oyun, İstanbul Şehir Tiyatrosu&#8217;nda Engin Alkan rejisiyle sahneleniyor.</p>
<p>
Bernarda Alba (Ay&ccedil;a Telırmak), ikinci kocasını da toprağa g&ouml;m&uuml;p, yas tutanları savuşturduktan sonra hane halkına ilan eder yas geleneğini: &quot;Sekiz yıllık yas s&uuml;resince, sokaktan hava sızmayacak i&ccedil;eri. Kapılar, pencereler tuğlayla &ouml;r&uuml;lm&uuml;ş gibi davranacağız. Babamın evinde de b&ouml;yle olmuştur.&quot; İlk eşinden bir, ikinci eşinden d&ouml;rt kızı, iki hizmet&ccedil;isi ve annesi ile birlikte yaşayan Bernarda Alba, varlıklı, gururlu ve sert bir kadındır. O, yas ilan edip bunu s&uuml;rd&uuml;rmekte kararlı g&ouml;r&uuml;n&uuml;rken, evlenme &ccedil;ağındaki kızları i&ccedil;in durum hi&ccedil; de kanıksanacak t&uuml;rden değildir.</p>
<p>
Bernarda&#8217;nın kocasının neden &ouml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml; bilmeyiz. Bildiğimiz bir şey vardır ki, avlunun dışında hayat hi&ccedil; de iyiye gitmemektedir. Ve Bernarda kocasının yokluğunda, beş kızının namusunu korumanın ağırlığını &uuml;zerinde hissetmektedir. Evin sınırlarını avlu duvarlarıyla &ccedil;izmesinin nedeni budur. Ancak dışarıdaki değişim i&ccedil;eride gelgitler meydana getirmekte gecikmez. Kurallara ilk isyan seksenine dayanmış yaşı ve yarı meczup haliyle annesi Maria Josefa&#8217;dan (Bercis Fes&ccedil;i) gelir. Bu &ouml;ylesine &ouml;nemsenecek bir durum değildir, k&uuml;&ccedil;&uuml;k kızı Adela&#8217;nın (Aslı Altaylar) durumunun yanında. İlk eşinden olma b&uuml;y&uuml;k kızı Angustias (El&ccedil;in Altındağ), Pepe adlı gen&ccedil;le nişanlanırken, bu gen&ccedil; adam bir&ccedil;ok y&uuml;rekte başkaca gelgitlerin izlerini bırakacaktır. Ne k&uuml;&ccedil;&uuml;k kardeşi Adela&#8217;yı y&uuml;reğinden ge&ccedil;enleri dile d&ouml;kt&uuml;ğ&uuml; i&ccedil;in ayıplayan Martirio (&Ouml;zlem T&uuml;rkad), ne umursamaz tavırlarına rağmen Amelia (Ayşen &Ccedil;etiner), ne de &ccedil;oktan vazge&ccedil;miş g&ouml;r&uuml;nt&uuml;s&uuml;ne rağmen Magdelena (Neslihan &Ouml;zt&uuml;rk) kayıtsız değildir olan bitene.</p>
<p>Bu yolculukta Bernarda&#8217;nın da g&ouml;zlerini a&ccedil;maya &ccedil;alışan sırdaşı La Poncia (Sevil Akı) olacaktır. Ancak gecenin karanlığı &ccedil;&ouml;kt&uuml;ğ&uuml;nde ger&ccedil;eklerin başka &ccedil;ehreye b&uuml;r&uuml;nmesi doğaldır. Avlunun dışından gelen dilenci kadın (Oya Palay), aslında dışarıdaki hayatın bir suretini verir. Arada bir duyulan sesler ve bir kadının namus y&uuml;z&uuml;nden katledilmesi de dışarıya dair bilgiler arasındadır.</p>
<p>
Bernarda Alba&#8217;nın Evi, kocasını kaybetmiş bir kadının, babalarını kaybetmiş beş kız kardeşin ve hepi topu on kadının ortak &ouml;yk&uuml;s&uuml;n&uuml; sahneye taşıyor. Lorca&#8217;nın anlattığı &ouml;yk&uuml;, Engin Alkan&#8217;ın ustalıklı rejisi ve oyuncuların en ince detaylarına kadar canlandırdığı kadın karakterler ile sıcak bir anlatı olarak akıp gidiyor. Bir masal atmosferinde başlayan oyun, yalın bir ger&ccedil;ekle sonlanırken, &ouml;zenle hazırlanmış gelinlik kefene d&ouml;n&uuml;ş&uuml;yor. Korkuların g&ouml;lgelediği kadın yaşamlarından izd&uuml;ş&uuml;mlerle ilerleyen Bernarda Alba&#8217;nın Evi ikinci bir yasla sarsılırken, geriye duygusal gelgitlerin &ouml;rselediği yorgun kadınları miras bırakıyor. Bir de avlunun i&ccedil;ine sızıp dengeleri alt&uuml;st eden Pepe&#8217;yi&#8230;</p>
<p>Bernarda Alba&#8217;nın Evi&#8217;nden bir ışık sızıyor dışarı&#8230; Asırlık korkuları &uuml;rk&uuml;ten ve insan sıcaklığını hissettiren bir ışık&#8230; Pepe, bu ışığın izini s&uuml;r&uuml;yor&#8230;</p>
<p>
Sahi onun &ouml;yk&uuml;s&uuml;n&uuml; kimden dinlemeli?</p>
<p>
Belki de b&uuml;t&uuml;n kadınlardan!..</p>
<p>H&Uuml;SEYİN SORGUN</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginalkan.com/weblog/elestiri-bernarda-albanin-evinde-yas-var.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eleştiri: Bernarda’nın kanlı zinciri</title>
		<link>http://www.enginalkan.com/weblog/elestiri-bernarda%e2%80%99nin-kanli-zinciri.html</link>
		<comments>http://www.enginalkan.com/weblog/elestiri-bernarda%e2%80%99nin-kanli-zinciri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Jan 2008 12:41:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Engin Alkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bernarda Alba'nın Evi]]></category>
		<category><![CDATA[Eleştiriler ve Görüşler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.enginalkan.com/weblog/elestiri-bernarda%e2%80%99nin-kanli-zinciri.html</guid>
		<description><![CDATA[Faşist Franco’nun paramiliter güçleri olan Falanjistlerce öldürüldüğünde hayatının baharındaydı Federico Garcia Lorca. 1936 yılında mahkemesiz ve sorgusuz bir biçimde infaz edildiğinde otuz yedi yaşındaydı, ardında onlarca şiir ve tiyatro eseri bırakarak cennete göç etti. Lorca köklü Ispanyol edebiyatının genç bir yetenek olarak yegane sürdürümcüsü oldu yaşadığı yıllarda (1999-1937). Yapıtlarında İspanyol halk edebiyatının geleneksel motifleri olan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Faşist Franco’nun paramiliter güçleri olan Falanjistlerce öldürüldüğünde hayatının baharındaydı Federico Garcia Lorca. 1936 yılında mahkemesiz ve sorgusuz bir biçimde infaz edildiğinde otuz yedi yaşındaydı, ardında onlarca şiir ve tiyatro eseri bırakarak cennete göç etti. Lorca köklü Ispanyol edebiyatının genç bir yetenek olarak yegane sürdürümcüsü oldu yaşadığı yıllarda (1999-1937). Yapıtlarında İspanyol halk edebiyatının geleneksel motifleri olan halk masalları, efsaneler ve deyişleri şiirsel bir dille ustaca kullanarak modern İspanyol tiyatrosunda haklı ve önemli bir yer edindi..</p>
<p>Lorca başta kadın sorunsalı olmak üzere aşk, evlilik, cinsellik, töre, kıskançlık temalarında oyunlar kurgulayarak yaşadığı yıllarda hayatı farklı bir düzlemde algılayan ve yaşayan, yaşadığı gibi yazabilen tutarlı bir devrimci olarak üretimlerde bulundu. Sanat yaşamına şiirle başlayan ve ilk dönemlerde yazdığı şiirleri Roman cero Gitarno (Çingene Baladları) adıyla yayınlayan Lorca, daha sonra tiyatroya yöneldi ve Marina Pineda, Eskicinin Tazesi, Kız Kurusu Gül Hanım, bir üçleme olarak yazdığı Kanlı Düğün, Yerma ve Bernarda Alba’nın Evi gibi önemli yapıtları dünya tiyatro literatürüne kazandırdı.</p>
<p>İstanbul Şehir Tiyatroları bu üçlemenin sonuncusu olan Bernarda Alba’nın Evi adlı oyunu, Hale Toledo’nun çevirisi ve Engin Alkan’ın sahne yorumu ve uygulamasıyla seyirciyle buluşturdu. Dekor tasarımını Ayhan Doğan’ın kostüm tasarımını Nihal Kaplangı’nın yaptığı oyunun ışıkları ise Özcan Çelik’e ait.</p>
<p>Bernarda Alba’nın Evi’nde yazar, ikinci kocasını henüz gömmüş, otoriter, onurlu ve törelerle kendini var etmeye adamış Bernarda ve yaşları yirmi ile kırk arsında beş kızının trajik öyküsünü anlatıyor.</p>
<p>Bernarda ikinci kocasını ölümü ile kızlarını evde toplar ve 8 yıllık yas boyunca nasıl yaşayacakları ve hangi kurallara riayet edeceklerini sert ve otoriter bir tavırla kızlarına söyler. Kızlar evden dışarıya çıkamamakta ancak evin avlusuna hava almak için çıkabilmekte, sokağı da sadece kendi odalarının pencerelerinden görmektedirler. Evin en küçük kızı Adele, “Benim derim de sizinki gibi olsun istemiyorum. Yarın yeşil fistanımı giyeceğim ve sokağa çıkacağım” diyerek bu ‘manastır’ yaşamına ilk itiraz eden ve bu asiliğini canıyla ödeyen bir isyankar olarak karşımıza çıkar.</p>
<p>Kadının töre ve aşk kıskacında özgürlüğünün elinden alınması ve düşürüldüğü dramatik durumunun tarafsız, gerçeğe yatkın ve nesnel anlatımı olan Bernarda Alba’nın Evi, ele aldığı konunun yetkince anlatımı, dramatik kurgusu ve iç gerilimi ile Lorca’nın en sağlam oyunu olarak kabul görmüş, evrensel anlamda bir başyapıttır.</p>
<p>Yönetmen Engin Alkan, oyunun sahne yorumunda farklı bir çeviri ile işe koyulmuş ve şimdiye kadar bilinen Turan Oflazoğlu çevirisini öteleyerek Hale Toledo’nun çevirisini tercih etmiş. Ancak başta söylenmeli, çeviri dilsel kırılmalar içeriyor. Örneğin bulundukları yerleşim yerine kimi yerde köy, kimi yer de kasaba deniliyor. Bir başka yerde tanrı, bir başka yerde Allah deniliyor vs.</p>
<p>Ancak Engin Alkan’ın Lorca’ya yaklaşımını dürüst ve iyi niyetli bir girişim olarak sahnedeki yorumundan çıkarmak mümkün. Alkan yorumunda üç perdelik oyunu iki perdeye indirerek, anlatımı güçlendirmiş ve konuyu daha özlü ve daha anlaşılır bir reji yorumuyla sahneye taşımış. Yorumunu, töre ya da başka gerekçelerle bastırılan duygular ve kuşatılmış hayatların trajik sonuçları üzerine kuran Alkan, yorumuyla bugünün gerçekliğine de özel bir vurgu yapıyor ve trajik olanı neden sonuç bağlamında tartışmaya açıyor.</p>
<p>Oyunda bir başka önemli unsur da teknik tasarımın başarısı, dekor, kostüm ve efektler oyunun görsel anlatımını güçlendirdiği gibi aynı zaman da oyun kişilerinin (özellikle kızların) ruhsal ve duygusal durumlarını yansılaması anlamında özel bir vurgu içeriyor. Engin Alkan oyunu baştan sona yanı başında kilise bulunan varlıklı olduğu her halinden belli olan evin avlusunda devindiriyor. Sahne tasarımının bu yorumla düzenlenmesi ve aksiyonun avluda anlatımı hem dinsel ve töresel esareti hem de kapatılmışlığın ve özgürlüksüzlüğün trajik vurgusu imleniyor. Ayrıca oyunda kullanılan müzik ve efektler sahnede olağanüstü bir atmosfer yaratıyor.</p>
<p>Oyunculuklarda ise kimi sorunlar olmasına karşın genel olarak, tragedyanın bütününün anlatımında ses, tavır ve duygu değişimi özel bir çabadan söz edebilmek mümkün. Oyuncuların Lorca’yı algılayış ve anlatımlarının doğru ve tutarlı bir çizgide giderken kimi rollerde duygusal derinliğin yeterince açığa çıkarılamadığı gibi bir izlenim ediniliyor.</p>
<p>Sonuç olarak Lorca’nın ve kadın doğası, kıskançlık, bastırılmaya çalışılan cinsel dürtüler gibi insana dair psikolojik değerlerle tamamladığı gerçeğe yatkın, kendi yaşadığı coğrafyanın da kültürel değerleriyle harmanladığı tragedyası Engin Alkan’ın yönetiminde amacına ulaşıyor ve görsel olarak başarılı bir seyirlik ortaya çıkıyor.</p>
<p>Metin Boran-m.boran@mynet.com<br />Evrensel Gazetesi<br />01/01/2008</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.enginalkan.com/weblog/elestiri-bernarda%e2%80%99nin-kanli-zinciri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
