Muazzez İlmiye Çığ

Tarih : Eylül 17, 2006 
Kategori : Güncel

 “Bu çocukların kafaları maalesef bozuldu”

 

Biz Sümeri, Hitit’i Mezopotamya kültürlerini Muazzez İlmiye Çığ’dan öğrendik. Bin yıllar içinde kültürlerin birbirlerini etkileme serüvenlerini, inançların  geleneklerin orjinlerini  onun satırlarından okuduk. Batı uygarlığının kendinden müstakil saydığı, uygarlığının temeli sayıp, övündüğü mitlerin mezopotamik köklerini onunla keşfettik. O, ‘Ortadoğu Uygarlık Mirası’ derken, dinlerin, ulusların,  her çeşit resmi söylemin üzerinde, ortak bir tarih bilgisine ve insan olgusunun derin köklerine yöneltti bilinçlerimizi.


Öğrendik ki, cumhuriyetimizin yetiştirdiği ilk bilim insanlarımızdan olan Muazzez İlmiye Çığ, 92. yaşında bilimsel yazılarından ötürü hapis istemiyle yargılanacakmış.


Bir aydınımız daha popülist politika marifetiyle topun ağzında, haydi hayırlısı…


Yargı ne karar verir bilemem. Bildiğim bir bilim insanının bilim çerçevesi içinde ortaya koyduğu düşüncelerinin, araştırmalarının sonuçlarının ve yorumlarının popülist politikalara peşkeş çekilemez olduğudur. Muazzez Hanım’ın ortaya koyduğu düşüncelere  karşıt görüşler olabilir, neden olmasın? Ancak bilimi ve ortaya konan tezi tartışmanın arenası mahkeme kapıları olursa abestle iştigal olur.


Karanlık Ortaçağ tarihi, bilim insanlarının tiranlarca  yargı önüne çıkarılıp, mahkum edildikleri hikayelerle doludur; Gülünç ama bir o kadar da acıtıcı hikayelerle…

Sümerolog Çığ ile Yayıncısı Öğütücü’ye Dava


“Vatandaşlık Tepkilerim” adlı kitabında başörtüsünün Sümerler’de ‘genel kadınlar’ tarafından kullanıldığını yazan 92 yaşındaki Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ, yayıncısıyla birlikte “kin ve düşmanlığa tahrik” ile “hakaret” iddialarıyla yargılanıyor.


***

BİA Haber Merkezi

01/09/2006    Erol ÖNDEROĞLU


BİA (İstanbul) - Geçen yıl yazdığı “Vatandaşlık Tepkilerim” adlı kitabında başörtüsünün Sümerler’de ‘genel kadınlar’ tarafından kullanıldığını yazan 92 yaşındaki Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ hakkında, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme ve aşağılama” ile “hakaret” iddialarıyla dava açıldı.


İzmir Barosuna kayıtlı avukat Yusuf Akın’ın Çığ ile kitabın yayıncısı Kaynak Yayınları yetkilisi İsmet Öğütücü hakkında yaptığı başvuru sonunda Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığı, bu kişiler hakkında 9 aydan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açtı.

Sümerolog Çığ ile yayıncı Öğütücü 1 Kasım’da mahkemede

 Haklarında Caza Yasası’nın 216 ve 125. maddeleri uyarınca dava açılan Çığ ve Öğütücü, Haziran’da görülen davanın ilk duruşmasına katılmamışlardı. Sümerolog Çığ ile yayıncı Öğütücü, Beyoğlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde bir daha 1 Kasım’da hakim karşısına çıkacaklar.

NTVMSNBC’den Yasemin Arpa’ya konuşan Çığ, suçlandığı ifadelerle ilgili, “Bilgiler Prof. Schmöckle’nin ‘Sümer’ kitabında yer alıyor. Asur Kanunları’nda var. Mabetlerde genel kadınlık yapan kadınlar, rahibeler var. Onlar tanrının işini yapıyorlar orada. O yüzden saygınlar. Bu Hristiyanlık’ta rahibelere geçmiş. Bizde rahibe yok. Bizim kadınlarda bakıyorum şimdilerde şerit takıyor. Aynı rahibeler gibi. O da yeni moda oldu” dedi.

Dokuz yıl önce de yayımlandı, sorun olmadı

Kitap, emekli olduktan sonra yazar Çığ’ın çeşitli tarihlerde devlet ve hükümet yetkilileri ile gazetecilere gönderdiği mektup ve telgrafların bir derlemesinden oluşuyor.

Davaya konu olan yazının 1997′de “Ütopya” dergisinde yayımlandığında herhangi bir tepki almadığını söyleyen Çığ, “‘Kur’an, İncil ve Tevrat’ın Sümer’deki Kökeni’ kitabımda aynı bilgiler vardı. 1995′te yayınlanmıştı ve herhangi bir dava ya da tepki söz konusu olmamıştı.

“Bilimsel yazıyorum, yorum yapmıyorum” diyen Çığ, “Bu tip rahatsızlıklar hükümetin mentalitesi ve onu takip eden insanlardan kaynaklanıyor. Danıştay’a yapılan saldırı ortada. Kitabımın haberi önce Zaman Gazetesi’nde yayınlanmış. Sonra İzmir’de bir avukat ihbarda bulunmuş. Bu çocukların kafaları maalesef bozuldu” diye konuştu.

Çığ, “Aldırmıyorum. Kendimi tatmin ediyorum. Vatandaşlık vazifemi yapıyorum” diyor.

Kitabı ihbarda bulunan Yusuf Akın’ın dilekçesinde de şu sözlere yer veriliyor: “Son derece hassas bir zeminde muhafaza edilmeye çalışılan dini ve laik değerler, böylesine hakaret dolu sözlerle eleştirilir ve kişisel çıkarlar uğruna uluorta provoke edilirse, bunun ceremesini yine Türk halkı çekecektir. Türk halkının değer verdiği, saygı duyduğu böylesine ciddi öğelere, böylesine aşağılayıcı bir şekilde saldırmak kimseye fayda sağlamaz.”

Suçlanan ifadeler

Sayfa 163: “…Başörtüsünün başlangıcı da Sümerlilere dayanıyor. Çoktanrılı olan Sümer dininde özellikle büyük tanrıların ve şehrin tanrısının evleri, daha doğrusu mabetleri var. Bu mabetlere isteyen kadınlar, tanrının gelini olarak giriyor. Bunların çok çeşitli görevi var. Bu görevlerden biri de kutsal bir görev olarak genel kadınlık yapmak.

Bunların diğer rahibelerden ayrılması için başlarını örtmeleri gerek. Daha çok sonra İÖ 1600 yıllarında bir Asur kralının yaptığı kanunda evli ve dul kadınların da başlarını örtmesi şart koşulmuş. Böylece bu kadınlar da yasal seks yapan mabet fahişeleri gibi kabul edilmiş olur. Bu gelenek önce Yahudi kadınlarına geçmiş, daha sonra da İslam kadınlarına uygulanmış.”

Sayfa 150: “…Sümerlilerin mabetlerinde, özellikle Aşk ve Bereket Tanrıçası mabetlerinde bulunan 5000 yıl önce rahibeler halka seks görevi yapıyorlardı. Bu rahibelerin diğer kadınlardan ayrılmaları için başlarını örtmeleri gerekti. Şimdi de bakıyoruz bazı başı örtülü kadınlar, din eğitimi veren dergahlarda seks yapıyorlar. Başı açık kadınlardan giden görülmüyor oralara.

Madem ki dinimizde bir imam nikahı ile seks doğal görülüyormuş, o zaman gizli yerlerde değil, eski mabetlerde olduğu gibi, camilerde birer aşk odası konsun, isteyen gidip orada bir imam nikahı ile seks yapsın. Böylece hem camiye gelir olur, hem de imam para kazanır! Canı seks isteyen kadınlar ve erkekler orada imam nikahı ile kendilerine göre veya şeriata göre yasal seks yaparlar…” (EÖ)

 


MUAZZEZ İLMİYE ÇIĞ

20 Haziran 1914‘te Bursa‘da doğdu. İlkokula Kurtuluş Savaşında göçmen olarak gittikleri Çorum‘da ikinci sınıfta başladı. İlkokul beşinci sınıfta ise ailesiyle birlikte Bursa’ya geldi. Babası tarafından keman ve Fransızca dersleri alması için özel bir okul olan Bizim Mektep’e verildi. 1926 yılında Bursa’da Kız Muallim Mektebine sınavla girdi. 1931 yılında mezun oldu ve babasının da öğretmenlik yaptığı Eskişehir‘e tayin oldu. 1935 yılı başında Ankara’da Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Sumeroloji bölümüne girdi. Üniversiteyi 1940 yılında bitirdi ve İstanbul Arkeoloji Müzesine tayin oldu. Burada çalıştığı dönem içerisinde çalışma arkadaşları ile birlikte batılı bilginlerin bugün “Bir abide yarattınız” dedikleri çiviyazılı belgeler arşivini oluşturdu. Ayrıca bilimsel çalışmalarda bulundu.

Arkadaşı Hatice Kızılyay, hocaları ve yabancı bilim adamları ile çalışarak 3000′den fazla tableti 8 kitap içinde ve makaleler halinde yayınlayıp bilim dünyasına sundu. Philadelphia Üniversitesi Müzesi Tabletler Bölümü Başkanı Prof. Kramer ile yapılan çalışmalar ile Sumer edebiyatına yeni konular kazandırıldı, eksik olanlar tamamlandı.

1940 yılında aynı okulda okuduğu Kemal Çığ ile evlendi. Aynı yıl ilk kızı Yülmen, 1947‘de ise ikinci kızı Esin dünyaya geldi.

1957 yılında Münih‘teki Oryantalistler Kongresine katıldı. Heidelberg Üniversitesinden gelen davet üzerine 1960 yılında bu üniversitede altı ay çalışma yaptı. 1965‘de Roma’da sergilenen Hitit sergisini bu şehirden alarak Londra’ya götürdü ve bu sergiye başkanlık ettiği İngiltere’de iki ay kaldı. 1972 yılında Arkeoloji Müzesinden emekliye ayrıldı.

Emekliye ayrıldıktan sonra da çalışmalarına devam etti. 1988 yılında Philadelphia’daki Asuroloji kongresine katıldı. Prof. Dr. S. N. Kramer‘in History Begins at Sumer adlı kitabını çevirdi ve kitap 1990 yılında “Tarih Sumerle Başlar” adıyla Türk Tarih Kurumu Yayınlarından çıktı. 2000 yılında İstanbul Üniversitesi Muazzez İlmiye Çığ’a ‘Fahri Doktor’ unvanı verdi.

Sumer ve Hitit kültürlerini tanıtan on üç kitap yazdı. Birçok ödül aldı. Ayrıca bilimsel ve popüler makaleleri çeşitli dergi ve yayınlarda yayınlanmakta, ve şu anda da çalışmalarına devam etmektedir.

Kitapları


http://www.geocities.com/muazzezcig/

Comments

Yorumlar kilitlenmiştir.